• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 24 °C

Ağız kokusu, hayati bir sorunun habercisi olabilir

Ağız kokusu, hayati bir sorunun habercisi olabilir
Ağız kokusu, sinüs ve akciğer kaynaklı enfeksiyonlar ile şeker hastalığı, böbrek yetmezliği, karaciğer yetmezliği, metabolizma bozuklukları, bademcik iltihabı ve diş eti rahatsızlıkları gibi bir dizi yaşamsal önemdeki hastalığın habercisi olabiliyor.

İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Engin Fırat Cakan, “Ağız kokusu sakız çiğneyerek örtülebilecek bir problem değil, ciddiye alınması ve tedavi ettirilmesi gereken bir tablodur. Erken teşhis ile ileride tedavisi çok daha zor hale gelen birçok hastalığın tanısında anahtar rolü oynamaktadır” dedi.


Araştırmalara göre, her 20 kişiden 19'u hayatının bir döneminde dişeti hastalığına yakalanıyor ve her dört kişiden biri ağız kokusundan muzdarip. Ağız kokusunun ‘Fizyolojik ve Patolojik’ olmak üzere iki başlığa ayrıldığını belirten Yrd. Doç. Dr. Engin Fırat Cakan, şunları söyledi:

“Ağız kokusu her açıdan ciddiyetle üzerine gidilmesi gereken bir konudur. Kişilerin ağız kokusunu saptaması kolay olmayabilir. Genellikle eş, dost ya da yakın çevreden geri bildirimler ile fark edilmektedir.

Ancak en kesin ve sebebe ilişkin doğru teşhisi şüphesiz diş hekimleri koyabilir. Bu nedenle düzenli olarak 6 ayda bir diş hekimine muayene olmak, ağız kokusunun kaynağını belirlemek gerekmektedir. Halitometre adı verilen ağız kokusu ölçüm cihazı ile kötü kokunun kaynağı, kokuya yol açan faktör, bakteriler tarafından üretilen bileşikler ve bu bileşiklerin oranları çok kısa sürede ölçülebilmektedir. Hızlı bir şekilde, kolay bir ölçümle ağız kokusunun tanısı belirlenebilmektedir.


Fizyolojik ağız kokusu tüketilen besinler ya da sindirim kanalında biriken gazlar nedeniyle ağız içerisinde hoş olmayan koku oluşumudur. Patolojik ağız kokusu ise mide bağırsak hastalıkları, solunum sistemi rahatsızlıkları, kronik rahatsızlıklar (diabet, böbrek yetmezliği, karaciğer yetmezliği) ya da metabolik bozuklukların habercisi olabilir. Yapılan araştırmalara göre ağız kokusunun yaklaşık yüzde 85 oranında sebebi ağız boşluğundan kaynaklanmaktadır.

Periodontal dokularda bulunan ödem, kanama, dental plak oluşumu veya diş taşı varlığı; dil üzerine yerleşen ve diş yanak arasındaki boşluklarda biriken bakterilerin varlığı ağız kokusunun başlıca sebeplerindendir.

Ek olarak ağız içinde bulunan ve hasta tarafından fark edilmeyen ara yüz çürükleri ve eski restorasyonların kontak yüzeylerindeki bozulmalar ağız kokusunun önemli sebepleri arasında yer almaktadır. Ağız boşluğu kapsamlı bir muayene ve radyografik inceleme ile detaylı olarak değerlendirilmeli; periodontal hastalıklar, çürük diş dokuları tedavi edilmeli, yüzeyi bozulmuş olan eski restorasyonlar tekrar edilmeli, dolayısıyla plak birikimine ve ağız kokusuna neden olacak ağız kaynaklı tüm faktörler elimine edilmelidir.
Ağız kokusuna engel olmak ve mevcut ağız kokusunu ortadan kaldırmak için olmazsa olmaz çözüm diş hekiminize düzenli olarak mua
yene olmaktır.”  İHA

Diğer Haberler
  • Sakarya'da Balıkçının oltasına takılan balık görenleri şaşırtıyor21 Temmuz 2017 Cuma 16:22
  • KENDİNİ KORU - KENDİNİ KEŞFET - ÖFKENİ KONTROL ET20 Temmuz 2017 Perşembe 13:52
  • Bu Şelalenin eşi benzeri yok20 Temmuz 2017 Perşembe 13:32
  • Amazon Ormanları için flaş keşif..20 Temmuz 2017 Perşembe 12:55
  • Şimdiler de herkes oraya gidiyor ; Biz de gidelim dedik19 Temmuz 2017 Çarşamba 21:48
  • Mevlana'nın okulu için kritik karar19 Temmuz 2017 Çarşamba 21:11
  • Dünya tehlike altında.. Büyük risk19 Temmuz 2017 Çarşamba 21:07
  • Bozayı Ailesinin Yiyecek için....19 Temmuz 2017 Çarşamba 20:37
  • Aya Varvara Manastırı'na ilgi büyük..19 Temmuz 2017 Çarşamba 20:36
  • Kayak Severlere yeni bir adres..19 Temmuz 2017 Çarşamba 20:35
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Ulusal Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim