• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 23 °C
  • İzmir 30 °C

Alman bakandan çarpıcı açıklama!

Alman bakandan çarpıcı açıklama!
Almanya Federal Cumhuriyeti Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Bakanı Dr. Gerd Müller, Suriyeli sığınmacılara ve Kuzey Irak’taki savaş mağdurlarına destek vermeyen devletlere Mersin’den tepki gösterdi.

Almanya Federal Cumhuriyeti Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Bakanı Dr. Gerd Müller, Suriyeli sığınmacılara ve Kuzey Irak’taki savaş mağdurlarına destek vermeyen devletlere Mersin’den tepki gösterdi. Müller, “Bazı devletlerin görev üstlenmek istememesinden büyük üzüntü duyuyoruz. Onlar, Türkiye’den de örnek alarak, birlikte görevlerin üstlenilmesi gerektiğini görmeliler. Kuzey Irak’ta gıda yardımına destek vermeyen devletler de utanmalılar” dedi. 


Almanya Federal Cumhuriyeti Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Bakanı Dr. Gerd Müller, Suriyeli sığınmacılara yönelik “No-Lost-Generation-Initiative” (Kayıp Kuşak Olmasınlar) adlı girişimin projesini desteklemek ve Alman Hükümeti 2015 yılının Aralık ayında aldığı bir kararla Türkiye’deki mülteci çocukların eğitimi ve onlara yönelik koruma önlemleri alınması konusunda 25 milyon Avro’luk destek kapsamında Mersin’e geldi. Kente, UNICEF Türkiye Temsilcisi Philippe Duamelle, UNİCEF ve Almanya temsilcilerinden oluşan bir heyetle gelen Bakan Müller, Mersin’de önce Mersin Valisi Özdemir Çakacak, Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Yusuf Büyük ve beraberindeki heyetle birlikte merkez Toroslar ilçesinde Suriyeli çocukların eğitim gördüğü 2 Nolu Geçici Eğitim Merkezi’ni ziyaret etti. Bakan Müller, daha sonra sahil Valilik makamında Vali Özdemir Çakacak ile görüştü.
Bakan Müller, Vali Çakacak, UNICEF Türkiye Temsilcisi Duamelle ve Müsteşar Yardımcısı Büyük, makamdaki görüşmenin ardından ortak bir basın toplantısı düzenledi.
“BU ZOR ZAMANDA TÜRKİYE’NİN YANINDA OLMALIYIZ, TÜRKİYE’YE DESTEK OLMALIYIZ”
Valilik toplantı salonunda gerçekleşen toplantıda, özellikle Suriyeli sığınmacılara destek vermeyen ülkelere tepkisini dile getiren Alman Bakan Müller, önemli açıklamalarda bulundu. Suriyeli mültecilere yönelik çalışmalar dolayısıyla hem Türk hükümetine hem Türk insanına hem de Mersinli yetkililere teşekkür eden Müller, Vali Çakacak’ın, Suriyeli mültecilerden söz ederken ‘mülteci’ kelimesini kullanmamasını, bunun yerine ‘misafir’ demesini çok sevdiğini ve takdir ettiğini belirtti. Suriye’den kaçan, Türkiye’de misafir edilen insanların 1,1 milyonunun da Almanya’ya vardıklarını ifade eden Müller, “Bu noktada Türkiye ile Almanya arasındaki dostluk ilişkilerinden de hareket ederek, biz Almanya olarak bu zor zamanda Türkiye’nin yanında olmalıyız. Türkiye’ye destek olmalıyız. Bu konudaki destek olacağımızı da zaten Almanya Şansölyesi Sayın Merkel, bunu birçok kez ifade etti, hem Avrupa Birliği bünyesinde, orada varılan anlaşmaların geçerliliğini koruduğunu da vurguladı. Ben de bunu tekrarlamak istiyorum. Bu konuyla ilgili olarak Cuma günü hükümetler arasında yapılan görüşmelerde de gerekli açıklamalar yapıldı. Desteğimiz hem Avrupa düzeyinde hem ikili düzeyde devam edecektir” ifadelerini kullandı.


“SURİYE İÇİN GÖREV ÜSTLENMEK İSTEMEYEN DEVLETLER TÜRKİYE’Yİ ÖRNEK ALSIN”
Suriye’deki savaşın ve Irak’taki savaş şartları ve mevcut durumun herkes için görev teşkil ettiğini vurgulayan Bakan Müller, Suriyeli sığınmacılara destek vermeyen devletlere tepki gösterdi. Bu ülkelere Türkiye’yi örnek almaları çağrısında bulunan Müller, şunları söyledi: 
“Bu görev hem Avrupa için bir görev hem dünya topluluğu için bir görev. Ve burada bazı devletlerin de bu görevi üstlenmek istememesinden büyük üzüntü duyuyoruz. Onlar, Türkiye’den de örnek alarak, bu şekilde, böyle zor zamanlarda, savaş şartlarında birlikte görevlerin üstlenilmesi gerektiğini görmeliler.”


“DESTEK VERMEYEN DEVLETLER GIDA YARDIMININ AZALTILMASINDAN UTANMALILAR”
Yarın Kuzey Irak’a gideceğini ve orada kampları ziyaret edeceğini bildiren Müller, bazı devletlerin destek vermemesi nedeniyle gıda yardımlarının azaltılmasına da sert tepki gösterdi. Müller, “Orada Dünya Gıda Programı çerçevesinde yapılan gıda yardımlarının parasızlık nedeniyle azaltılması gerektiği konusundan utanç duyuyorum. Ama aslında burada bu tür yardıma destek vermeyen dostlarımız ve dünyadaki diğer devletlerin de utanması gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.


Müller, Türkiye ile Almanya’nın mutlaka insan ticaretine ve insan tacirlerine karşı tutumunu aynı şekilde sürdürerek, suç örgütleriyle mücadele ederek Akdeniz’de botlarla, teknelerle kaçırılmak istenen kadınların, çocukların ve erkeklerin daha fazla ölmemesi için çaba göstermeye devam etmeleri gerektiğinin de altını çizdi.


Alman Hükümeti’nin ikili düzeyde 2016’daki yardım miktarını 50 milyon Avro’ya yükseltme kararı aldığını da açıklayan Müller, bunun 25 milyon Avro’sunun UNICEF ile çocuklara yönelik kullanarak uygulamaya koymak istediğini kaydederek, “Çünkü çocuklar bu savaştan kaybedenler olarak çıkmamaları gerekiyor. Onlara eğitim ve vererek onları zenginleştirmek gerekiyor. Çünkü 300 bin civarında okula gidemeyen çocuğa okul imkanı sağlanması gerekiyor. Biz de bu şekilde katkıda bulunmak istiyoruz. Hem sizinle hem UNICEF ile birlikte çalışarak daha çok sayıda çocuğun okul eğitimi almalarını, gençlere mesleki eğitim vererek onların çalışma hayatına kazandırılmalarını sağlamak istiyoruz. Ayrıca, sizlerle yetişkinlere yönelik de programlar gerçekleştirerek, yetişkinlerin çalışma hayatında yer almalarına katkıda bulunmak istiyoruz” şeklinde konuştu.
“SURİYELİ SIĞINMACILARA AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDEN DAHA FAZLA DESTEK BEKLİYORUZ”
Vali Çakacak ise kadirşinas ve vefalı Türk milletinin bugüne kadar zor durumda bulunan, yardıma muhtaç mazlum insanlara dinine, diline, ırkına, rengine bakmaksızın yardım eli uzattığını, ekmeğini paylaştığını, evini açtığını söyledi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, bu anlayışla Suriye’de yaşanan iç savaş nedeniyle yaşam hakkı tehdit altında olan 2,5 milyona yakın Suriyeli misafire ev sahipliği yaptığına dikkat çeken Çakacak, şöyle devam etti:
“Devlet olarak üzerimize düşen bu tarihi sorumluluğun gereği olarak bugüne kadar Suriyeli kardeşlerimiz için 8 milyar doların üzerinde harcama gerçekleştirdik. Biz de Mersin olarak kamu, yerel yönetim, meslek kuruluşları ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla ilimizde mis
afir ettiğimiz 150 binin üzerindeki Suriyeli kardeşimize, temel ihtiyaçları olan gıda, barınma, sağlık ve eğitim gibi alanlarda yardım elimizi uzatmaya devam ediyoruz.

 

Bunun yanında Suriyeli çocukların eğitim hakkını karşılamaya yönelik uygulamaları da hayata geçirmekteyiz. Bu kapsamda, ilimizde oluşturulan 15 geçici eğitim merkezi ile 300’e yakın derslikte 13 bine yakın Suriyeli çocuğun eğitim ve öğretim alması sağlanmaktadır. 750 civarında Suriyeli öğretmen de UNICEF’in destekleriyle görev yaparak hem kendi geçimlerini sağlamakta hem de öğretmenlik mesleğinin vecibelerini yerine getirmektedir. Bunların dışında 4 binin üzerinde Suriyeli çocuk da Türk okullarında eğitim görmektedir. Böylece ilimizde ikamet eden Suriyeli çocuklardan 17 bininin eğitim alması sağlanmaktadır.”


Türkiye olarak göç ve mülteci sorununun sadece bölgesel bir sorun olmadığını, bir insanlık sorunu olduğunu her fırsatta dile getirdiklerinin altını çizen Çakacak, şunları kaydetti: 
“Suriyeli mültecilere yönelik olarak özellikle Almanya öncülüğünde Avrupa Birliği tarafından olumlu bir yaklaşım olduğunu görmek bizleri memnun etmektedir. Suriyeli sığınmacılara Avrupa Birliği ülkelerinden daha fazla destek bekliyoruz.”
“SURİYE’DE BİR NESLİ KAYBEDİYORUZ”
UNICEF Türkiye Temsilcisi Philippe Duam
elle de çok yakında Suriye’deki savaşın 5 yılının dolacağına işaret ederek, geçen bu 5 yılda Suriye’de yaşanan problemler ve savaştan kaynaklanan sıkıntıları, ’60 Saniyede 5 Yıl’ başlıklı bir video izleterek anlattı. Duamelle, “Bu görüntüleri ne zamana kadar görmeye devam edeceğiz? Bu ne zaman bitecek? Türkiye’de yaşayan göçmenler ya da Suriye’de yaşayanlar, sürekli bu sıkıntıları yaşıyorlar. Hiçbir çocuğun hayatında bu sıkıntıları görmemesi lazım. Türkiye’deki 2,5 milyon Suriyelinin yarısı çocuklardan oluşuyor. Biz Suriye’de biz nesli kaybediyoruz ve bunun devam etmesini istemiyoruz. Ne Suriye ne Türkiye ne bölge için bu sıkıntıları artık görmek istemiyoruz” dedi.
Suriyeli çocuklar için en önemli şeyin kaliteli eğitime erişmeleri olduğunu vurgulayan Duamelle, “Türkiye’de 310 bin çocuğun eğitim görüyor olması çok önemlidir. Öte yandan, 450 bin çocuğun da bizim desteğimize ihtiyacı var. Onları da okula kazandırmalıyız. Bugüne kadar yapılan yardımlar takdire şayandır. Hiçbir çocuk arkada, korunmadan, eğitimden mahrum kalmasın diye tüm bu yardımların devam etmesi çok önemli. UNICEF, desteğe devam edecek. Almanya Hükümeti’ne de müteşekkiriz” diye konuştu.


2011’den bu yana Türkiye’ye gelen Suriyeli çocukların eğitiminden Milli Eğitim Bakanlığı’nın sorumlu olduğunu belirten Müsteşar Yardımcısı Büyük de ana hedeflerinin, eğitime dahil etmedikleri tek bir Suriyeli çocuk kalmayana kadar faaliyetlerine devam etmek olduğunu dile getirdi. Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, Türkiye’de 5-17 yaş arası eğitim-öğretim çağındaki Suriyeli çocuk sayısının 620 bin olduğu bilgisini veren Büyük, bugün itibariyle 310 bin çocuğun sistemin içerisinde olduğunu belirtti. Yıl sonuna kadar 450 bin çocuğu eğitim-öğretimin içerisine dahil edeceklerini kaydeden Büyük, yapılan çalışmaları göz ardı eden ulusal ve uluslararası kuruluşlara tepki göstererek, şunları söyledi: “Gerek ulusal gerekse uluslararası STK’ların bardağın dolu tarafını görmelerini öneriyoruz. Zira 310 bin çocuk eğitimin içerisindeyken maalesef birçok gerekçeyle sistemin içerisine dahil olmayan çocukları sürekli ön plana çıkararak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve Hükümeti’nin yapmış olduklarını göz ardı etmelerinden de rahatsız olduğumuzu ifade etmek istiyorum.” 
“SURİYELİ ÇOCUKLARIN EĞİTİMİNDE TÜRKİYE’Yİ YALNIZ BIRAKAMAYIZ”
Almanya Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Bakanı Gerd Müller, Türkiye’nin, Suriyeli çocukların eğitimi konusunda çok büyük bir görev üstlendiğini belirterek, “Biz de Türkiye’yi tek başına bırakmak istemiyoruz. Türkiye’nin yanında yer alarak, Türkiye’ye destek vererek, bu çocukların eğitim almalarını sağlamak istiyoruz” dedi. 
Almanya Federal Cumhuriyeti Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Bakanı Dr. Gerd Müller, Suriyeli sığınmacılara yönelik “No-Lost-Generation-Initiative” (Kayıp Kuşak Olmasınlar) adlı girişimin projesini desteklemek ve Alman Hükümeti’nin Türkiye’deki Suriyeli çocukların eğitimi ve koruma önlemleri alınması konusunda 25 milyon Avro’luk destek kapsamında Mersin’e geldi. Bakan Müller, beraberinde UNICEF Türkiye Temsilcisi Philippe Duamelle, UNİCEF ve Almanya temsilcilerinden oluşan bir heyetle Mersin Valisi Özdemir Çakacak’ı makamında ziyaret etti. Ziyarete, Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Yusuf Büyük de katıldı.


Ziyarette, ziyaretten duyduğu memnuniyetini dile getiren Vali Çakacak, Türkiye ile Almanya’nın, aralarında çok eskiye dayanan çok köklü ilişkiler olan iki ülke olduğunu söyledi. Yapılan ziyaretlerle karşılıklı işbirliğinin her geçen gün daha da geliştirildiğini belirten Çakacak, Bakan Müller’in ziyaretinin de bu işbirliğine katkı vereceğini kaydetti.
“MERSİN, EKONOMİK İŞBİRLİĞİNDE ÖNEMLİ BİR ROL ÜSTLENECEK”


Alman Bakan Müller ise Türkiye ile Almanya arasında çok derin bir dostluk olduğunu vurguladı. Müller, geçen cuma günü Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun, Bakanlar Kurulu üyeleri ile birlikte Almanya’yı ziyaret ettiğini, kendisini tanıma fırsatı bulduğunu dile getirdi. İki Başbakan arasında ve bakanların katılımıyla yapılan toplantıda da iki ülkenin bundan sonraki ilişkilerde işbirliğinde perspektiflerinin de çizgisi ve bundan sonra nasıl ilerleneceğinin, yürütüleceğinin tespit edildiğini anlatan Müller, ilk etapta iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri daha da ileriye götürmeyi ve genişletmeyi arzu ettiklerinin altını çizdi. Mersin’in bu işbirliği kapsamında ekonomide önemli bir rol alacağını düşündüğünü vurgulayan Müller, “Çünkü bir Mersin’in büyük zenginliğe sahip olduğunu ben kendi gözlerimle görebiliyorum. Zaten burada çok fazla üretim söz konusu. Burada üretileceklerin de mutlaka Almanya’ya ihraç edileceğini düşünüyoruz” diye konuştu.
“ÇOCUKLARIN BÖYLE BÜYÜK BİR BEDEL ÖDEMEMELERİ GEREKİYOR”
Bugünkü ziyaretinin diğer konusunun da şu an Suriye’deki savaş nedeniyle yaşanan mülteci sorununu görüşmek ve değerlendirmek olduğunu belirten Bakan Müller, Türkiye başta olmak üzere özellikle Mersin bölgesinin de burada çok büyük bir görev üstlendiğini dile getirdi. Hem Mersin’in hem Türkiye’nin, Suriyeli mültecileri sahiplenerek büyük bir katkı sağladıklarını kaydeden Müller, “2 milyonun üzerinde Suriyeli insan Türkiye’de himaye ediliyor, konuk ediliyor. Valiliğe gelmeden önce bir okulu ziyaret ettik ve orada Suriyeli kadınlar, erkekler ve çocuklarla bir araya geldik. Bizim amacımız, isteğimiz, özellikle çocukların böyle büyük bir bedel ödememeleri gerektiğini düşünüyoruz. Bu vesileyle Türk Devleti’ne, Türk Hükümeti’ne ve sizlere yaptığınız bu katkılardan, üstlendiğiniz bu görevlerden dolayı teşekkür ediyorum. UNICEF’e de teşekkür ediyorum. Amacımız, burada bütün Suriyeli çocukların okulda eğitim imkanına kavuşmalarını sağlamaktır. Ağırlıklı olarak bu konudaki işbirliğini sizlerle değerlendirmeyi amaçlıyorum” ifadelerini kullandı.


“TÜRKİYE’Yİ TEK BAŞINA BIRAKMAK İSTEMİYORUZ”
UNICEF’in verdiği bilgilere göre, şu an 350-400 bin civarında çocuğun henüz daha okula gidemediğine dikkat çeken Müller, şöyle devam etti:
“Bu çocuklara okul ve eğitim imkanı sağlamak çok büyük bir görevdir. Biz de Türkiye’yi tek başına bırakmak istemiyoruz. Türkiye’nin yanında yer alarak, Türkiye’ye destek vererek, bu çocukların da eğitim almalarını sağlamak istiyoruz. Bunu, örneğin okul binalarını inşa ederek veya öğretmenleri eğiterek biz de bu şekilde katkıda bulunarak Türkiye’nin yanında yer almak istiyoruz. Ayrıca, mesleki eğitim alanında da Türkiye’ye, Suriyelilere yönelik desteğimizi, işbirliğimizi sürdürmek istiyoruz. Zaten bütün bu konular Berlin’de iki hükümet arasında yapılan görüşmede de ele alındı. Ben de Mersin’e gelerek, burada sizinle birebir UNICEF’in de dahil olduğu bu görüşmede, bu uygulama ve finansman imkanlarını değerlendirmeyi arzu ediyorum.”


“O SAVAŞI BİTİRMELİYİZ”
“Kadınlar, çocuklar kaçış yolu ararken, botlara binmiş halde denizlerde ölmemeli, boğulmamalı” diyen Müller, bu facianın son bulması gerektiğinin altını çizdi
. İnsanlara, insanların yaşamları için, daha iyi bir hayat için yeni imkanlar, yeni perspektifler sunulması gerektiğini ifade eden Müller, şunları söyledi:
“Bunun için de ilk önce savaşın bitmesi gerekiyor. O savaşı bitirmeliyiz. Burada Avrupa topluluğuna, dünya topluluğuna da büyük görevler düşüyor. Türkiye’ye gelmeden önce Ürdün’ü ziyaret ettim ve biliyorum Lübnan’daki şartlar da farlı değil. Yarın da Irak’a geçeceğim. Orada da milyonlarca mülteci, savaştan kaçmış durumda ve feci şartlarda yaşam imkanı bulma çabası içerisinde. Bütün bu insanlara yardım etmeliyiz. Ama ilk önce tabi silahların susması gerekiyor. Silahlar susmadığı takdirde bu insanlara ülkelerine dönme ve kendi ülkelerinde yaşamlarını tekrar kurma imkanı vermemiz çok zor. Türkiye, bölge olarak da Mersin, bu insanları kucakladı ve kollarını açtı. Türk insanı da Türk Devleti’nin yanında yer aldı. O yüzden Almanya olarak biz gösterilen bu ilgi ve yakınlıktan dolayı Türk tarafına bir kez daha teşekkür ediyoruz.”


“İNSANİ SORUMLULUĞU HERKESİN ÜSTLENMESİ GEREKİYOR”
Almanya’nın, bu sorumluluğun bilincinde olarak yeniden bir toplantı düzenleyeceğini aktaran Müller, “Alman Başbakanının ve İngiliz Başbakanın katkılarıyla Londra’da önümüzdeki hafta uluslararası bir toplantı gerçekleşecek. Bu konferansa Avrupa ülkeleri, dünya topluluğu ve mülteciler konusunda ilgili bütün ülkeler katılacak. Bütün katılımcılar da Türkiye’nin yanında olduklarını bu toplantı sırasında ifade edeceklerini biz Almanya olarak bekliyoruz. İnsani sorumluluğu herkesin üstlenmesi gerekiyor. yoksa başka şekilde bununla baş edilmesi mümkün değil” şeklinde konuştu.


“SURİYELİLER BİZİM MİSAFİRİMİZDİR”
Bakan Müller’in konuşması üzerine yeniden söz alan Vali Çakacak, Suriye konusunun sadece bu bölgenin konusu olmadığını, bütün Avrupa’nın, dünyanın, h
atta insanlığın konusu olduğunu vurguladı. Suriye’de yaşanan iç karışıklıklar nedeniyle insanların hayatlarını kurtarmak için evlerini, ülkelerini terk ederek komşu ülkelere göç ettiklerini belirten Çakacak, “Bugün Türkiye’de 2,5 milyon civarında Suriyeli var. Biz Türk milleti olarak, tarihin bize yüklediği misyon çerçevesinde 2,5 milyon Suriyeli sığınmacı diyoruz ama aynı zamanda kardeşimiz diyoruz, çünkü biz millet olarak 2,5 milyon insana ülkemizi, kapılarımızı, evlerimizi, sofralarımızı açtık. Biz evimizi soframızı açtığımız misafirlerimize aynı zamanda kardeşimiz de diyoruz” dedi.
Vali Çakacak’ın, Suriyeli sığınmacılara ‘misafir demesi üzerine Bakan Müller, bunu duymaktan büyük mutluluk duyduğunu dile getirdi. Çakacak da, “Biz misafir kelimesini kullanıyoruz, çünkü misafirin bizim kültürümüzde çok ayrı bir yeri vardır. En fakir köyümüzde en fakir aileye bir misafir gittiği zaman, kapıyı çalıp ‘Ben Tanrı misafiriyim’ dediğinde, o ev sahibi önündeki yemeği misafirine ikram eder. Biz bu anlayışla sahiplendik Suriyelileri” şeklinde konuştu.


Mersin’de de kayıtlı olarak 155 bin Suriyeliyi misafir ettikleri bilgisini veren Çakacak, “Bizler kamu kurumu, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve Mersin halkı olarak, bu Suriyelileri sahiplendik. Onlara barınma, ayni ve nakdi yardım, sağlık ve eğitim yardımlarını en iyi şekilde vermenin çabası içerisindeyiz. Geçen yıl 12 bin civarındaydı Suriyeli öğrencimiz. Bu yıl 17 bine çıktı. Bizim de amacımız, misafir ettiğimiz Suriyeli çocukların okul çağında olanlarının tamamını eğitime almak. UNICEF’in rakamlarına göre okula gitmeyen Suriyeli çocuk sayısı 450 bin ama Milli Eğitim Bakanlığımız bu konuda çok önemli çalışmalar yapıyor ve bu rakam şu anda 300 bin civarında. Biz, hem kendi hükümetimizin çalışmaları hem UNICEF’in destekleri ile bu okulların sayısını daha da artıracağız. İstiyoruz ki, bütün Suriyeli çocuklar eğitim alsın. Yarın ülkelerine döndüklerinde, ülkelerinin eğitimli çocuklara ihtiyacı var. Biz, Suriyeli 2,5 milyon misafirimize yaklaşık 8 milyar dolar harcama yaptık. Hükümetimiz yine ne gerekiyorsa yapıyor, yapacaktır” diye konuştu.


Türkiye’nin 5 yıldır bu sorunla karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Çakacak, “Ama bazı devletler belki Avrupa’ya mülteci akını dolayısıyla bu sorunu yeni görmüş de olabilir. Sahil Güvenlik Komutanlığı Mersin’de konuşlu ve mültecilerin denizden kaçak geçmelerinin önlenmesi konusunda son derece önemli operasyonlara imza attılar. Ancak, üzülerek gördük ki, Ege kıyılarında yüzlerce Suriyeli hayatını kaybetti. Özellikle Avrupa Birliği ülkelerinin Suriyeli mültecilere daha fazla yardım yapmaları konusunda Almanya’nın öncülüğünde bir çalışma başlattılar. Almanya’nın bu çalışmaya öncülük etmesini takdirle karşılıyoruz. Temennimiz, bu sorunun bir an önce bitmesi, savaşın bitmesi ve insanların memleketlerine dönmesi” dedi.
Konuşmaların ardından Bakan Müller ve Vali Çakacak, birbirlerine karşılıklı hediyeler verdiler. 
HÜSEYİN KAR - KIYMET GÖKÇE

Kaynak: Haber Kaynağı
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Ulusal Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim