• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 18 °C
  • İzmir 23 °C

Bu kağıtlar 600 yıla meydan okuyor

Bu kağıtlar 600 yıla meydan okuyor
Bağdat’ta, ilahiyat, hat ve kağıt yapma sanatı alanında eğitim gören ve ülkesinde yaşanan sıkıntılar yüzünden önce İstanbul’a, ardından da Türkçe öğrenmek için Eskişehir’e gelen Vesam Hamid El Enderiz, Türkiye’yi ‘Hattatların Kıblesi’ olarak tanımlıyor.

Türkiye’ye, öğrenmek ve öğretmek için geldiğini anlatan ve Eskişehir’de yaşadığı evde kurduğu küçük bir atölyede 600 yılı kadar dayanabilen özel kağıtlar üreten 45 yaşındaki Enderiz, hayat hikayesini ve Türkiye ile ilgili düşüncelerini İHA muhabirine anlattı. Irak’ın Sarma şehrinde dünyaya geldiğini ve ilk ve okul eğitimimi burada tamamladıktan sonra Bağdat İlahiyat Fakültesine gittiğini anlatan Enderiz, “Orda dini ilimler ve Arapça lisanı dersleri okudum. Daha sonra Bağdat’ta hüsnü hat, kağıt yapımı, kağıt süslemesi gibi hatla ilişkili sanatları Taha El Bostani’den ders alarak öğrendim. Daha sonra dini ilimler okulunu tamamladım ve kendi isteğimle seçilerek aynı zamanda imtihanları başararak hat ve süsleme sanatları fakültesine girdim ve orada okudum” dedi.


TÜRKİYE’YE EMNİYET, SELAMET VE BARIŞ ORTAMI İÇİN GELDİM


Bağdat’ta, yaşanan olaylar ve işgal sonrası huzur bozulduğu için 1,5 yıl önce Türkiye’ye geldiğini söyleyen Vesam Hamid El Enderiz “ Türkiye’ye gelişimin ana nedeni, buradaki emniyet ve selamettir, barış ortamıdır. Daha sonra Türkiye’de yüksek lisans yapabilmek için Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi’ne müracaat ettim ve bu üniversiteye kabul edildim. TÖMER’den bir sene Türkçe eğitim alıp bunu belgelemem gerekiyor. Şuan onla ilgili çalışıyor. Burayı bitirdikten sonra İstanbul Fatih Sultan Mehmet üniversitesinde mastır yapacağım” diye belirtti.


ÖĞRENMEK VE ÖĞRETMEK İÇİN TÜRKİYE’DEYİM


Enderiz, “Türkiye’de değişik sanatlarla uğraştım. Özellikle hüsnü hatla oluşturulmuş levhalar, kağıt ağırlama gibi sanatlarla uğraştım. Benim Türkiye’deki asıl amacım, Irakta pek mümkün olmayan öğrenemediğim bazı sanatları burada öğrenip eksikliklerimi tamamlamaktır. Bunların başında da ebru sanatı gelmektedir. Şuanda Eskişehir’de bulunmaktayım ve Başkanlığını Dr. Hüseyin Seyhan Fidan’ın yaptığı Vel Kalem Geleneksel Sanatlar ve Kültür Derneği’nde Dilek hanımefendinin eliyle ebru sanatını çalışmaya başladım. Aynı zamanda da bu dernekte her hafta gelerek ders veren üstat Mahmut Şahin’den de hüsnü hat dersleri görmekteyim. Burada hat eğitimi alan arkadaşlarla çok sıcak ve yakın bir ilişki kurdum. Mahmut hocamın sayesinde yeni arkadaşlar edindim, bilgi ve tecrübelerimi geliştirdim. Bu dernektekilerin hepsi çok iyi insanlar. Güzel levhalar yapıyorum ve daha öncede ESİKA vasıtasıyla yapılan bir sergide eserlerim yer aldı” dedi.


TÜRKİYE HATTATLARIN KIBLESİDİR


Çocukluğundan beri ‘Türkiye hattatların kıblesidir’ diye duyduğunu, gelince de hakikaten öyle olduğunu gördüğünü anlatan El Enderiz, “Türkiye hattatların ülkesi. Bütün dünya hattatları bu işi Türkiye’de öğreniyor, sonra Arap ülkelerine gidiyorlar. Türkiye, hattatların kıblesidir. Buradaki müzeleri dolaştım. Tarihi eserleri, hat sanatıyla ilgili tabloları gördüm. Türkiye’de harika bir miras var. Çok güzel işlenmiş. Burada şansımı denemek istedim. Bu sanat dünyada en güzel Türkiye’de icra ediliyor” diye belirtti.


BU KAĞITLAR 600 YILA MEYDAN OKUYOR


Evinin yaklaşık 10 metrekarelik mutfak kısmında özel kağıt üretimi de yapan Vesam Hamid El Enderiz, ‘Hattatlığın ana noktası kağıttır’ diye belirtiyor. Hattatların istediği gibi bir kağıt yapmaya başladığını, herkesin bu kağıtları alıp eserlerinde kullanmak istediğini söyleyen Enderiz, şunları belirtti;


“Biz de, hattatların işlerini en iyi şekilde yapması için bu kağıtları yapmaya çalışıyoruz. Kağıt yapabilmek için ilk aşama pamuk. Bu kağıtlar, güzel sanatlar için ve Kuran’ı Kerim yazımı için kullanılıyor. Pamuk, özel bir kağıt, yumurta akı, nişasta ve suyu mikserle karıştırıyorum ve ortaya hat sanatında kullanılan kağıt çıkıyor. Elde ettiğim hamuru kalıbın içine döküyorum. Üstüne başka bir kalıp daha koyuyorum. Fırınladıktan sonra pencereye asıyorum. Bu özel kağıtlar çok uzun ömürlü. Çok eski Kuran’ı Kerimleri gördüm. En az 600 yıllık Kuran’ı Kerim’ler var. Bu kağıtlar o kadar güzel işlenmiş ki, böcekler bile içine girip zarar veremiyor. İstanbul başta olmak üzere hat sanatıyla uğraşan birçok ildeki kişilere yapıp aharladığım kağıtları gönderiyorum. Vel Kalem Geleneksel Sanatlar ve Kültür Derneği’ndeki arkadaşlar da bu kağıtlara büyük ilgi gösteriyor” dedi. 


KADİR ÇETİN-SELİM KUŞCU

Kaynak: Haber Kaynağı
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Ulusal Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim