• BIST 95.134
  • Altın 277,975
  • Dolar 5,7643
  • Euro 6,3848
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 26 °C
  • İzmir 34 °C

ALIŞTIK MI ALIŞAMADIK MI

Cengiz ÇETİK

Bir zamanlar bazı değer ve duygulara gelebilecek en ufak bir harekete tepki duyarken şimdilerde öyle şeyler yaşıyoruz ki bazılarımızın kılı bile kıpırdamıyor. Acaba küresel ısınma beyinlerimize de mi zarar verdi diye düşünmekten alamıyor insan. Son zamanlarda ne çok şeyler, şey olmaktan çıktı. Ama bakıyorsun çevrene sanki öyle bir şey yaşanmamış.

Bugün de şeylere taktık kafayı. Şeyi de sündürürsen nereye istersen oraya uzar anlamı. Çok tehlikelidir bu türden konuşmalar. Ama girmiş bir kere Türkçemize. Her uyduramadığı bir sözcük yerine hemen şey sözcüğüyle kurtarıyor. İdare ediyor ya biz de bugün kaptırdık kendimizi şeye. Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete. Bu söz, sanırım bir şarkı sözüydü, kalmış içimde. 

Alıştık dedik ya; çevremizdeki olan biten her türlü olumsuzluğa. Alıştık televizyonlardaki gözümüzün içine baka baka yalan söyleyenlere. Alıştık, bir sevdiğimizin gün olmaya kırıcı sözleriyle deprem yaşamaya. Alıştık, unutulan insanlar gibi bir köşede sessiz isyanları oynamaya. Alıştık, alıştık, alıştık. Nelere alışmadık ki. Gerçekten alıştık mı sahi, tüm olumsuzluklara kayıtsız yaşayabilmeye. Siz ne dersiniz? 

İki ekmeğimizi bire düşürüp yaşamak için direnmeye. Gelişen teknoloji içinde tersi bir düşünce hayatına kendimizi uydurmaya. Sahte gülümsemelere, sahte dostluklara, sahte iyimserliklere, sahte dayanışmalara, alıştık hormonlu hayatları yaşayanlarla birlikte, üzüm misali kararmaya. Ama hayır burada durmamız lazım. Alışmamak lazım, sahte düşünce ve hayat düzenli yaşamaya. Bir şeyler yapılmalı, yıkılan değerler ve doğrulukları kurtarmak için. Ama ne? Bir yolu olmalı bunun. Gururlu ve onurlu yaşamanın verdiği yaşam için. 

Böyle yaşamaya alıştık artık. Kolay gelsin monoton hayatın, monoton yaşayan insanlarına. Alışıktık böyle borçla yaşamaya. Alışmamız gerekir diyenlerden olduk, çıktık. 

 Alışamadım, bu hayatın beni ağır ağır kemirmesine. Alışamadım, gün ve gün beni değirmende öğütür gibi öğütmesine. Sinsi bir hançerin sırtıma girmesi gibi, bir sızı var içimde. İnsanım diyerek yaşamanın ve onurlu olmanın bedelinin verdiği sızılarla hayata tutunmak kolay mı sizce? Buna da bağışıklık kazanır bu beden değil mi? Alışır bu beden, bu tür bir hayatın oyunlarına öyle mi? Alışır, alışır, sözlerini duyar gibiyim. Masallarla, hayallerle büyüdük ya; avutalım kendimizi, bir hayal dünyası kurarak. Şu üç günlük dünyada, kendimizi hayallerle kandırarak... 

Umudunuz sönmesin. Yarınınız çalınmasın. Ay sonunda da gülen bir gününüz olsun. Cebiniz dolu, kalbiniz sevgi, sağlık dolu ömür dilerim. 
Cengiz ÇETİK
https://twitter.com/cengizcetik
https://www.instagram.com/cengizcetik/
https://www.facebook.com/cengiz.cetik

Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Ulusal Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim