Artık Kırmızı Et Tüketmeyi Bırakmanızı Gösteren Belirtiler! Eğer Vücudunuzda..

Artık Kırmızı Et Tüketmeyi Bırakmanızı Gösteren Belirtiler! Eğer Vücudunuzda..

Kırmızı et Türk mutfağında bir çok yemekte kullanılır. Et her ne kadar vazgeçilmez olsa da vazgeçmeniz gerekebilir. İşte kırmızı ete dair bilmediğiniz bilgiler..

Etten yapılan yemekler veya başlı başına yapılan et yemekleri sofralarımızda büyük yer tutar. Pahalı olması nedeniyle yemiyoruz eti. Ancak aslında yememek gerekiyormuş diyeceğiniz bazı bilgiler paylaşacağız.

Öğrendiğinizde çok şaşıracağınız kırmızı et gerçekleri var. Bu bilgileri önemseyip kırmızı et gerçeğine dikkat etmeniz gerekiyor. Bir çok bilim insanı gereğinden fazla kırmızı et tüketmenin hep zararlarından bahsetmektedir. Eti hayatının vazgeçilmezi olarak görenlerin bu bilgilere göz atmasında fayda var.

Kırmızı et yemek, sizi ilaca dayanıklı bakterilerle maruz bırakır ve antibiyotik direncinizi artırır. Yani özetle, günümüzün kırmızı eti sizi hasta yapabilir ve bu hastalığın tedavi edilmesini de daha zorlaştırır.

Aklınıza gelen ilk soru şu olabilir, 'Madem kırmızı et yemek insanlar için zararlı, peki etçil hayvanlar nasıl sadece et yiyerek hayatta kalıyor?' İşte bilim insanları yaptıkları araştırmalarda gerçeği ortaya koydu. Yapılan araştırmaların sonucunda kırmızı ette bulunan Neu5Gc isimli bir şeker, etçil hayvanlarda doğal yoldan bulunurken insanlarda ne yazık ki bulunmuyor.

Yani kırmızı et tükettiğimizde vücudumuz Neu5Gc isimli şekere zararlı bir maddeymiş gibi yaklaşıyor. Vücut, kendisine zararlı ve yabancı gördüğü bu şekerle savaşırken ilk başta iltihap üretiyor. Ardından bağışıklık sistemini yavaş yavaş zayıflatıyor. Sonuç olarak diğer zararlı bakteri ve virüs türlerine karşı korunaksız kalıyorsunuz. Daha çabuk hasta olmanız kaçılmaz.

Fazla kırmızı et tüketmenin kansere yol açtığı söylenirdi. Yapılan araştırmalar bu söylentileri kanıtladı. Özellikle daha lezzetli olması için ya da raf ömrü uzatılmak için yapılan işlemler daha da tehlikeli hale getiriyor. Hatta Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) işlenmiş kırmızı et için sigara içmekle aynı kategoriye koydu.

Bilindiği üzere Tip 2 Diyabet, pankreasın kandaki şeker seviyesini kontrol ederek insülin üretimini önleyen bir hastalık. Eğer bir kere Tip 2 Diyabet teşhisi konulduysa geri dönüşü neredeyse imkansız oluyor. Ömür boyu tedavi görmeniz gerekiyor.

Tip 2 Diyabet her ne kadar obezite ile ilişkilendirilse de zayıf insanlarda da görülebiliyor. Öte yandan fazla kırmızı et tüketmekte bu hastalığa yol açıyor.

Bilim insanlarının 20 yılı aşkın süredir 150.000 kişi üzerinde yaptığı araştırma sonucuna göre, kırmızı et tüketimi arttıkça Tip 2 Diyabet oluşumu yüzde 48 oranında artmış. 

Kırmızı et yerim bana bir şey olmaz diyorsanız bir de yediğiniz hamburger tarzı fastfood gıdaların çevreye zararlarını düşünün. Et kaynağı yetiştirmek bitkisel gıda yetiştirmeye oranla daha fazla maddi kaynak gerektiriyor. 

Tüketilen kırmızı et miktarı arttıkça çevreye bıraktığınız ayak izinde artıyor. Son dönemlerde farkındalık ve çevresel sürdürülebilirlik adına  'Etsiz Pazartesi' gibi etkinlikler yapılıyor. 

Bir de fazla et tüketiminin karın çevresine olan zararları var. Yapılan araştırmalara göre, vejetaryen ya da vegan olanların sağlıklı kiloda kalmada zorlanmadıkları ortaya çıktı. Araştırmaya katılan insanlardan et tüketimini sıfırlayanlar 6 ay içerisinde ortalama 7,6 kilo verdi. 

Aklınıza 'Kırmızı et kilo mu aldırıyor?' gibi bir soru geldiyse cevabımız 'Evet'. Yediğiniz öte göre ufak tefek değişiklik gösterse de kırmızı et tüketimi kilo aldırıyor. Örneğin, biftek aynı miktardaki tavuk göğsüne göre yüzde 30 daha fazla kalori içeriyor. Bu da yaklaşık iki kat daha fazla yağ demektir. 

İlgili Haberler