Bilim insanlarından insan beyniyle ilgili olay araştırma! Çift cinsiyet şoku

Bilim insanlarından insan beyniyle ilgili olay araştırma! Çift cinsiyet şoku

Toplumda cinsiyet kalıplarına sıkıştırılan ve buna uygun davranması beklenen bireylerin beyinleri üzerinde yapılan çalışmalar neticesinde; beynin herhangi bir cinsiyete...

Meslek seçimlerinden, hayatta yapılan birçok şeye kadar kadın ve erkeklerin düşünce yapısı göz önünde bulundurularak karar verilir. Gezegenlerin bile cinsiyet ayrımına maruz kaldığı dünyada, kadın ve erkek olarak kabul edilen bireylerin ortak kişilik özelliklerini taşıyan insanlar mutlaka vardır çevremizde.

Oxford Üniversitesi'nin Cerebral Cortex dergisinde yayımlanan bilimsel çalışmada ‘psikolojik androjenliğin', (farklı iş, sorumluluk ya da fikirler arasında geçiş yapmayı sağlayan bir çeşit zihinsel yetenek) sosyal yeteneklerle ilişkilendirilmesinden bahsedilmektedir.

Uzun süredir merak uyandıran beyin androjenisi diye bir konunun gerçekten var olup olmadığı üzerine yapılan bilimsel çalışmada; davranışsal eylemlerinde kendi biyolojik doğalarına karşı çıkan bireylerin doğru bir davranış sergileyip sergilemediği konusu araştırıldı. 20 bin katılımcının bulunduğu araştırmada toplumsal cinsiyet kalıplarına göre düşünmeyen bireylerin daha sağlıklı bir yaşam sürdürdüğü tespit edildi.

Basmakalıp Cinsiyet Yargıları

Toplumda kadın ve erkek olarak bağdaştırılan ve belirli cinsiyet kalıplarına sıkıştırılan bireylerin, belirli davranış kalıpları dışına çıkmasına çok da hoş bakılmamaktadır. Örneğin; bir erkeğin ağlaması toplumda benimsenen cinsiyet kalıplarına göre hoş ve doğal bir tutum olarak karşılanmamaktadır.

Erkeklerin duygularını kolay biçimde ifade edebilmeleri yerine daha matematiksel ve mantık çerçevesinde var olabileceği genel kanısını benimseyen toplumlar, bireylerin bunun dışında bir tutum sergilememesini bekler. Bunun aksine kadınların da daha duygusal bir tutum içerisinde olması ve yapacağı işlerde duyguları ile hareket edebileceği düşüncesi daha çok benimserler. Bu sebeptendir erkeklerin mühendislik kadınların ise diğer mesleklere görece feminen olduğu kalıbına sokulan hemşirelik mesleğini yapmasını istemeleri..

Bu toplumsal cinsiyet kalıpları ise dünyaya geldiğimiz andan itibaren karşımıza çıkar. Aslında toplumsal cinsiyet kalıp yargıları içine doğarız. Ancak beyin bireylerin cinsiyete göre beyinlerinin farklılık gösterip göstermeği ile ilgili kesin bir kanı bulunamamıştır. Bu konu üzerinde uzun zamandır kafa yoran bilim insanları, beynimizin büyük oranda bir cinsiyete sahip olmadığını geliştiğimiz toplumlarda zihnimizde oluşan cinsiyet kalıplarına uygun davranış sergilediğimizi ortaya koyuyor.

Yapılan incelemelerde beyinlerin %25 erkek, %25 kadın ve %50 oranında androjen bir tutum sergilediği ortaya koyulmuştur. Beynin kısmen değişken olduğu saptanmıştır. Bu çalışmada beynin insan yaşam süresi boyunca değişebileceği savunuluyor. Androjen düşünme oranı yüksek olan bir beynin, daha yüksek bir zihin sağlığı sunduğu belirtiliyor. Bu sebepten çocuklar dünyaya geldiği andan itibaren basma kalıp yargıların içerisinde bir tutum sergileyerek gelişimlerini baskılamak yerine eşit ve orantılı bir tutum sergilenmesinin zihinsel gelişimleri ve gelecek yaşamları açısından daha sağlıklı olduğu tespit edilmiştir.