Bir döneme Damgasını vurmuştu Müslüm Gürses Ancak hayatıyla ilgili bu sırrı duyanları şaşırtıyor

Bir döneme Damgasını vurmuştu Müslüm Gürses Ancak hayatıyla ilgili bu sırrı duyanları şaşırtıyor

Milyonlar onu Müslüm Baba olarak tanıdı ve sevdi. Hayatı ise her dönem çok konuşuldu. Hatta filmler bile yapıldı. Ancak bu detayı pek kimseler bilmiyordu...

Türk halkının sevdiği Müslüm Baba olarak tanıdığı Müslüm Gürses'in bilinmeyenleri. Türkiye'nin en sevdiği sanatçılardandı kendisi. Doğal oluşu cesareti herkes tarafından takdir ediliyordu. Ölümü herkesi yasa boğmuştu.

Peki bir döneme damga vuran Efsane aslında nasıl Efsane olmuştu! Belkide ilk kez duyacağınız bazı detaylar var..

Müslüm Gürses'in pek bilinmeyen hayat öyküsü aslında neydi?
Şimdi Sizlerle o bilgileri paylaşacağız:


Hayatına birçok hikâye sığdıran Müslüm Baba hayranlarını gözü yaşlı bıraktı.
Gerçek adı Müslüm Akbaş olan Müslüm Gürses, 7 Mayıs 1953'te Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinin Fıstıközü köyünde, tarım işçileri Mehmet ve Emine Akbaş çiftinin ilk çocuğu olarak dünyaya geldi-15 yaşında Adana'da bir aile çay bahçesinde düzenlenen ses yarışmasına katılarak, birinci oldu


''İşler iyi gitmediği için'' çay bahçesinde türkü söylemeyi bırakan Gürses, terzi ve ayakkabı tamir atölyesinde çalışmaya devam etti


Adana'daki bir gazinoda yeniden türkü söylemeye başlayan sanatçı, mikrofonu bir daha bırakmadı.
Müslüm Gürses, aile çay bahçelerinin yanı sıra Adana'da pavyonlarda sahne aldı.
Şöhret basamaklarını tırmanmak için hazırlanan Müslüm Gürses, o günlerde annesi Emine ile kardeşi Ahmet’i toprağa verdi
Öldürülen annesinin katili babası Mehmet Akbaş'tı.


Müslüm Gürses, cezaevine giren babasıyla bir daha görüşmedi
Sanatçı, hayatının bu noktasıyla ilgili hiçbir zaman konuşmak istemedi


Müslüm Gürses’in cezaevinden çıkan babası Şanlıurfa'da kendisine yeni bir hayat kurdu
TRT-Adana-Çukurova Radyosu'nda her hafta cumartesi günü canlı olarak tü
rküler söylemeye başlayan Gürses, 1968 yılından itibaren piyasaya ilk 45'liklerini çıkarmaya başladı
İlk plağı 1968 tarihli ''Emmioğlu-Ovada Taşa Basma'' plağı oldu


İstanbul'a giden Gürses'in, burada kaydettiği ''Sevda yüklü kervanlar'' adlı şarkısı geniş kitlelere ulaştı
Akbaş olan soyadı ''Gürses'' olarak değişirken, sanatçı, ikinci çıkışını, 1971 yılında ''Ben insan değil miyim?'' ile yaptı


Gürses'in, 1978 yılında Tarsus'tan Adana'ya dönerken geçirdiği trafik kazasında, kendisinin içinde bulunduğu otomobili kullanan sürücü öldü


Öldüğü düşünülen Müslüm Gürses hastanede yaşama tutundu.
Hayatı boyunca izlerini taşıyacağı kazada Gürses'in alnı ciddi biçimde zedelendi ve başına beynini koruyacak plaka takıldı
Bu kazadan dolayı koku alma duyusunu neredeyse tamamıyla yitirdi. İşitme duyusu da ciddi biçimde zarar gördü


Müslüm Gürses'in, sinema oyuncusu Muhterem Nur ile birlikteliği, kendisi için dönüm noktası oldu
Nur eşinin isteğiyle sanat yaşamını sonlandırdı


Müslüm Gürses'in en büyük destekçisi oldu


Müslüm Gürses ''Müslüm Baba'' lakabıyla anılırken, arabesk dünyasında, ''Ferdiciler'', ''Orhancılar'' gibi, ''Müslümcüler'' ismiyle anılan, kendisine tutkuyla bağlı bir dinleyici kitlesi edindi
Müslüm Gürses, şarkılarında, kendisini umutsuz, çaresiz hissedenlerin hislerine tercüman oldu
Bir röportajında Orhan Gencebay ile arasındaki farkı, ''Orhan abi bizim pirimizdir. Orhan Gencebay, 'Böyle gelmiş böyle gitmez' diyor bizse 'Böyle gelmiş böyle gider' diyoruz'' diyerek ifade etmişti
Konserlerine, zaman zaman kendilerini jiletle kesen marjinal grupların da görüntüleri yansıdı. Bursa'daki bir konserinde bıçaklanan Gürses, kendisini bıçaklayan hayranını affetti
Kendisine yönelik ''Şarkıları insanları umutsuzluğa sevk ediyor'' eleştirilerine, ''Ne demişiz biz, bugün batarsa güneş yarın yeniden doğar'', ''İnsanın hayatında neşenin yeri olduğu kadar hüznünde yeri olacaktır'' diyerek bu görüşe karşı çıktı
''Sınıf atladı'' eleştirileri karşısında, sadık dinleyicilerine ''Değişmedik. Özümüzde aynıyız. Müsterih olsunlar'' şeklinde mesaj verdi
2013 Yılında aramızdan Ayrılan Müslüm Gürses'i bir kez daha rahmetle anıyoruz

En Yeniler