• BIST 92.163
  • Altın 211,056
  • Dolar 5,3550
  • Euro 6,1029
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 20 °C

Büyük gizem çözüldü! Neden ortada olmadığını açıkladı

Büyük gizem çözüldü! Neden ortada olmadığını açıkladı
Habertürk yazarı Fatih Altaylı Cemal Kaşıkçı cinayetini yazdı. Geçmişten Muazzez Öğretmen cinayetini anlattı.

Fatih Altaylı, "Füreyd Dosdoğru’dan Cemal Kaşıkçı’ya" başlıklı yazısında şöyle yazdı:
Suudi Arabistan Konsolosluğu’nda parçalanarak öldürüldüğü artık kesin olan Cemal Kaşıkçı cinayetinde tek eksik parça var.

Ceset ya da ceset parçaları.

Ne Suudiler yerini söylüyor ne de polis cesedin atıldığı yeri bulabiliyor.

Ortada bir cinayet var ama bir ceset yok.

İyi de bu ne anlama geliyor.

Bunun anlamını Türk hukukundan bir içtihatla anlatayım.

Türkiye’nin daha normal bir ülke olduğu zamanlarda, gazetelerde cinayet haberleri de önemli yer kaplar, gündemi meşgul ederdi.

Bunlar arasında bir cinayet vardı ki, aylarca konuşulmuş ve hatta unutulmazlar arasında yerini almıştır.

Bu meşhur cinayet her ne kadar hafızalarda “Füreyd dosdoğru cinayeti” diye yer etmiş olsa da, aslında “Muazzez Öğretmen cinayeti” demek daha doğru olacaktır.

Çünkü bu olayda zanlı Füreyd Dosdoğru, maktul ise Muazzez Öğretmendi.

Sene 1979’du.

18 Ekim 1979 akşamı Maçka İlkokulu Öğretmeni Muazzez Paçacı, dişlerini yaptırmak için “Sosyete dişçisi” diye anılan ve babası da ünlü bir diş hekimi olan Füreyd Dosdoğru’nun Şişli’deki muayenehanesine gitti.

Otomobilini Füreyd Dosdoğru’nun muayenehanesinin 50 metre ötesine park etti ve muayenehaneye girdi.

Köşedeki manava da 1 saat içinde döneceğini, otomobiline göz kulak olmasını tembih etti.

Ancak o gece dönmedi.

Evine de dönmedi.

Ne o gece ne de bir başka gece.

Ailesi kayıp başvurusu yaptı.

Polis Dosdoğru ve sekreteri Semra Akyalı’nın ifadesine başvurdu.

“Görmediklerini” söylediler.

1980 şubatında Muazzez Öğretmen'in ailesi savcılığa başvurdu.

Olay Ağır Suçlar Masası’na intikal etti.

Dosdoğru ve sekreteri yeniden sorguya alındı.

Ve Dosdoğru bu kez itiraf etti:

“Evet ben öldürdüm.”

Muazzez Öğretmen o akşam muayenehanesine gelmiş, yanlış bir iğne sonucu ölmüştü.

Paniğe kapılan Dosdoğru, cesedi Vaniköy’de yalısının önünde denize atmıştı.

Sekreter de halıda ve telefonda kan izlerini gördüğünü söyledi.

Muazzez Öğretmen'in ölümü karanlıktı çünkü ilaçla ölmediği fikri güçleniyordu.

Dalgıçlar cesedin atıldığı yere daldılar.

Ancak güçlü akıntı ve anaforlar vardı Boğaz'da ve ceset asla bulanamadı.

Dosdoğru da mahkemede ifadesini değiştirdi.

Baskıyla cinayeti kabul ettiğini söyledi.

Ve ortada bir ceset olmadığı için Füreyd Dosdoğru yargılama sonunda beraat etti.

Dosya 9 kez Yargıtay’a gitti geldi.

Sonuç değişmedi.

Ceset yoksa cinayet yoktu.

Anladınız mı şimdi Kaşıkçı’nın cesedinin niye ortalıkta olmadığını?

Yazısının tamamı için Habertürk

Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Ulusal Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim