Fatih Altaylı'dan depremle ilgili açıklama yapan belediye başkanına tepki!

Fatih Altaylı'dan depremle ilgili açıklama yapan belediye başkanına tepki!

Habertürk yazarı Fatih Altaylı, Elazığ'da gerçekleşen depremin ardından Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerefoğulları'na tepki gösterdi.

Fatih Altaylı, dün akşam depremin hemen ardından  "Şu ana kadar korkulacak bir şey yok." diyen Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerefoğulları'na çok sert tepki gösterdi. 

Altaylı, "Allah’ım bize sabır ver!" başlıklı yazısında," Zannedersin Süpermen. Röntgen gözleriyle bakmış ve enkazın altını görmüş. Öylesine kendinden emin." dedi.

İŞTE O YAZI 
 

Bu köşede yer alan son yazının altındaki “Ne zaman adam oluruz?” bölümünde ne yazdığını hatırlıyor musunuz?


Hatırlamıyorsanız aşağı doğru inip “Yazarın diğer yazıları”na tıklayıp görebilirsiniz ama sizi uğraştırmayayım, son ne zaman adam oluruz başlığının altında şöyle yazıyordu: “Depremi olduktan sonra değil, olmadan önce düşündüğümüz zaman.”
Bu cümle orada dururken yine bir deprem oldu.


Elazığ’da.


Kandilli’ye göre 6.5 AFAD’a göre 6.8 büyüklüğünde.
Yani bayağı bayağı büyükçe bir deprem.
Kırsaldan gelecek hasar raporunu henüz bilmemekle birlikte kent merkezlerinde ve ilçe merkezlerinde bir anlamda “ucuz atlatılmış” bir sarsıntı.

Tabii söylenenler doğru ise.
Ne yazık ki Türkiye’de her habere böyle yaklaşmak zorunda kalıyoruz.
“Doğru ise.”
Çünkü doğruyu çoktan kaybeden bir ülkedeyiz.
“Post truth” denilen rezillik artık canım memleketin en önemli özelliği haline geldi.
Hiçbir şeye inanamıyor, hiç kimseye güvenemiyoruz.
Haksız da değiliz!


Elazığ 6.8’le sarsılmış.
Kentin belediye başkanı “Can kaybımız yok” diye açıklama yapıyor anında.
Yahu nereden biliyorsun be adam, 30 saniyede sana bölge bölge rapor mu geldi!
Bir halt geldiği yok elbette.
Sallıyor.


Zannedersin Süpermen. Röntgen gözleriyle bakmış ve enkazın altını görmüş.
Öylesine kendinden emin.


Can kaybı olsa “1’i şu binanın, 2 si değil enkazın, sonuncusu da şu köşedeki binanın altında” diyecek.
Yahu böyle bir yalan, böyle bir “post truth” olur mu!

Yarım saate kalmadan yalan olduğu ortaya çıkacak bir yalanı, üstelik hiç de gereği yokken söyler mi sorumlu bir devlet görevlisi.
Ama söylüyor.


Çünkü memlekette üst makamları ve halkı kandırmak, görev gereği olmuş.
Doğruyu söylesen, “Henüz bilmiyoruz” desen, az olmasını diliyoruz desen ayıp mı?
Ve daha gece yarısı olmadan kayıplarımızın sayısının 15’i geçtiğini öğreniyoruz...
Eee ne oldu şimdi Sayın
Başkan bu kaybedilen canları adamdan mı saymıyorsunuz!
O yüzden mi kayıp yok dediniz!