Faydalı diye biliyorduk. Bitki Çaylarını Tüketirken Dikkat Etmelisiniz büyük bir zararı çıktı

Soğuk havaların etkisinin arttığı bu günlerde, çeşitli sebeplerle ortaya oluşan hastalıklara karşı korunmak için insanlar bitkisel çözümler arıyor ve bitki çaylarının tüketimi artıyor.

Faydalı diye biliyorduk. Bitki Çaylarını Tüketirken Dikkat Etmelisiniz büyük bir zararı çıktı
Yayınlanma Tarihi : 25 Aralık 2020 00:35

Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Eylem Ezgi Fadıloğlu, bitki çaylarını içerken her bitkinin yan etkilerinin de olduğunu bilerek bilinçli ve dikkatli kullanılması gerekli olduğunu belirtti.

Soğuk kış aylarında vücut direncinin düştüğünü, soğuk algınlığı, nezle, grip gibi hastalıklarda artış olduğunu dile getiren Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Eylem Ezgi Fadıloğlu, bağışıklık sistemini güçlendirmek ve vücut direncini çoğaltmak için mevsim sebze ve meyvelerinin her renginden ve çeşidinden tüketilerek faydalanılmasın gerekli olduğun dile getirdi.

Dr. Fadıloğlu, insanların bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde bitki çaylarından da destek alınması gerekli olduğuni, ancak bilinçli kullanımın çok önemli olduğunu vurguladı. Eylem Ezgi Fadıloğlu, “Her bitkinin yan etkilerinin de bulunduğu bilinerek bilinçli ve dikkatli kullanılması gerekli olduğu unutulmamalı ve kullanım miktarına dikkat edilmelidir.” diyerek oluşabilecek yan etkiler hakkında da bilgi verdi.

Dikkatli Tüketilmesi Gereken Bitkiler


Dr. Öğretim Üyesi Eylem Ezgi Fadıloğlu, “Mesela; zencefil öksürüğe, boğaz ağrısına, kansere, ishale karşı koruyucu etki gösterirken kan sulandırıcı etkisinden dolayı kanamaya meyilli hastalarda problem oluşturabilir. Kekik, biberiye çayı da yüksek tansiyonu bulunan hastalarda dikkatli kullanılması gerekli olan bitkilerden birkaçıdır.

Aynı zamanda, ilaç kullanan kişilerin tükettikleri bitkisel gıda takviyelerine ve bitki çaylarına kesinlikle dikkat etmeleri, doktorlarına danışarak tüketmeleri gerekir. Birçok bitkinin ilaçlarla beraber alındığı zaman çeşitli yan etkiler yapabiliyor” şeklinde uyarı yaptı.

“Kaynatmak Yerine Sıcak Suda 4-5 Dakika Demleyin”


Tüketilen bitki çaylarının kalitesinin de oldukça önemli bir etken olduğunu belirten Fadıloğlu, “Bu anlamda taze bitki çayları kullanılmalı ve satın alınmalıdır. Serin ve kuru yerlerde muhafaza edilmeli ve 1 yıl bekletilmelidir. Ihlamur, adaçayı, papatya, gül gibi yaprak bitki çayları 4-5 dakika demleme tarzıyla zencefil, tarçın gibi kök bitki çayları da 1-2 dakika kaynatılıp süzülerek tüketilmelidir.

Daha uzun süre demleme veya kaynatma yapıldığında, çeşitli zararlı yan etkilere neden olabileceği gibi bitkinin içerisindeki faydalı maddelerin de kaybolmasına ve beklenilen faydaların görülmemesine yol açacaktır. Demlenen çay hemen içilmeli, üzerine su ilave edilerek tekrar kullanılmamalıdır ve tekrar ısı uygulanarak saatlerce demlemek için bekletilmemelidir.

Su kaynatılmamalı ve suyun sıcaklığı 80 derece olmalı ya da kaynatıldıktan sonra en az 1 dakika dinlendirerek tüketilmelidir.

Kullanılan suyun klor oranı oldukça düşük olmalı, nitelikli içme suyu eklenmelidir. Şeker kullanmak yerine bal tercih edilebilir bu sayede öksürük şikayeti de hafifletilebilir, ancak balı çayınız sıcakken değil ılık olduğunda eklenmelidir. Her bitki türünün zararsız olmadığından ve yan etkilerinin olduğundan yola çıkarak pek çok bitkiden karışım hazırlanarak elde dilen bitki çayları asla tercih edilmemelidir” ifadelerini kullandı.

“Meyve ve Sebze Tüketimi Bağışıklık İçin Oldukça Önemli”

Bağışıklığı güçlendirmek için mevsim sebzelerinin bolca tüketilmesinin önemine de dikkati çeken Dr. Fadıloğlu, “Havuç, ıspanak, karnabahar, pırasa, lahana, kırmızı tatlı biber, domates, balkabağı, tere, limon, kivi, marul, roka, maydanoz, portakal, mandalina gibi metabolizmayı güçlendiren, antioksidan içeriği bakımından oldukça yüksek A ve C vitamini içeren gıdalar kesinlikle tüketilmelidir.

Taze sıkılmış meyve suları hemen tüketildiğinde hastalıklara karşı vücut direncinin arttırılmasında oldukça önemli rol oynar. Soğan ve sarımsak, içerisindeki çinko, selenyum ve kükürtlü bileşiklerden dolayı, enfeksiyon ve kansere karşı koruyucu etki sağlar.

Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde etkili olan bir diğer vitaminde E vitaminidir ve yeşil yapraklı sebzeler, ceviz ve fındık gibi bitkisel yağlar, tahıllar, kuru baklagillerde yüksek miktarda bulunmaktadır. Bu sebze ve meyveleri miktarında tüketirseniz bağışıklık sisteminiz güçlenir ve hastalık ihtimaliniz azalır” ifadelerini kullandı.

Haftada 1 – 2 Kez Tüketilmeli


Sebze ve meyvelerin yanında kış aylarında daha çok yağlanan ve omega-3 içeren palamut, sardalye, uskumru, somon gibi balıkların da haftada 1-2 kez tüketilmesi gerektiğini belirten Dr Öğretim Üyesi Eylem Ezgi Fadıloğlu, “Hem bağışıklık sistemi güçlendirilmeli hem de vücudun direnci arttırılmalı. D vitamini alımı da güneşten az yararlanılan kış aylarında, balık tüketilerek karşılanabilir.

Selenyum minerali de bağışıklık sistemini güçlendiren antioksidan olan etkili bir mineraldir. Yumurta, ay çekirdeği, hindi eti, yulaf ve kırmızı ette selenyum içermektedir. Bağışıklık sisteminin iyi çalışması için yeterli olarak protein tüketilmeli, çinkodan zengin kuzu eti, ıspanak, mantar, yumurta, deniz ürünleri, süt gibi gıdalar dengeli olarak tüketilmelidir. Zeytinyağı ve fındık yağı gibi sıvı yağların içerisinde olan omega-9 yağ asitleri de bağışıklık sistemini olumlu etkiler” şeklinde ifadelerini kullandı.

Sağlıklı bir bağışıklık sisteminizin olması için uyku düzeninin de oldukça etkili olduğunu vurgulayan Dr. Fadıloğlu, “Günde en az 7 saat ve karanlık bir ortamda uyunmalıdır. Aynı zamanda hareketli bir hayat tarzı tercih benimsenmeli ve stresten uzak durmaya çalışılmalı. Spor yapmak da insanın vücut direnci için olmazsa olmazlardandır” ifadelerini kullandı.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.