Financial Times'dan yeri yerinden oynatan Erdoğan Dosyası! "Dış politikası kas gücüne dayalı"

Financial Times'dan yeri yerinden oynatan Erdoğan Dosyası! "Dış politikası kas gücüne dayalı"

İngiltere'nin en fazla okunan gazetesi Financial Times'da Erdoğan'ın dış politikası hakkında bir yazı kaleme alındı. On sekiz yıllık yönetim boyunca Avrupa ile olan ilişkilerle ilgili yapılan analizde "kas gücü" ifadesi dikkat çekti...

Financial Times muhabirinden Türkiye dış politikası analizi! İngiliz muhabir dış politikada Erdoğan'ın hamleleri üzerine bir dosya hazırladı...

Financial Times’ın Türkiye muhabiri olan Laura Pitel, Erdoğan'ın dış politika hamleleri üzerine bir yazı kaleme aldı. Pitel'in dosyasının ismi ise  “Erdoğan’ın büyük oyunu: Askerler, ajanlar ve Türkiye’nin güce ulaşma yolculuğu”  başlığını taşıyor.

Batı'dan izole oldu

Yazıya göre Türk dış politikasında yapılan hamleler, Ankara yönetimini eskisinden daha fazla Batı'dan uzaklaştırdı. Kas gücüne dayalı olan dış politikada özellikle son beş senede Erdoğan'ın askeri hamleleri ile NATO arasındaki gerilimin artmasına sebep oldu. Ortaya çıkan gerilim ise eski rekabetler ve yeni düşmanlar yarattı.

Trump'tan sonra barış rüzgarı esse bile...

Donald Trump'ın seçimlerde galip gelememesi ile Türkiye dış politikasını değiştirmeye başladı. Ancak gazeteye konuşan Avrupalı bir diplomata göre, Türkiye'nin zeytin dalı uzattığı ufak hamlelerinin bir önemi yok. Anlaşma yapılamayan kısımlara bakılırsa her iki tarafın da birbirini suçladığı düşünülüyor. Bu nedenle bir yere varılamaz dedi.

Problem yaşanmayan sıfır komşu...

Gazetede yer alan habere göre, on yıl önce Türk uzmanların "komşularla sıfır problem" hamlesinin yerini "sorun yaşamadığımız sıfır komşu" olarak değiştiğini yazdı. Dış siyasette yapılan hareketler, muhalifler tarafından Neo-Osmanlıcılık olarak adlandırılıyor. Gazeteye konuşan Türk bir yetkili ise bu konuda Türk politikasının sadece kendi haklarını korumaya çalıştığını açıklıyor. Fransızlardan örnek veren yetkili, Fransa'nın dış politika hamlelerine hiç kimsenin bunu Napolyonculuk olarak nitelendirmediğini dile getirdi.