Günümüzde Bolca Tüketilen Fakat Padişahların Sofrasına Yetişemeyen Yiyecekler

Bizim rahatlıkla yediğimiz fakat koskoca cihan padişahlarının tadını dahi bilmediği yiyeceklerin olduğunu biliyor muydunuz? İşte padişahların mahrum kaldığı bu 9 yiyecek

Günümüzde Bolca Tüketilen Fakat Padişahların Sofrasına Yetişemeyen Yiyecekler
Yayınlanma Tarihi : 26 Aralık 2020 21:48

Patates

Dünya, patatesi Amerika’nın keşfinden sonra tanımaya başlamıştır. Atını denize süren, döktürdüğü devasa toplarla Doğu Roma’nın göz bebeği olan İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet gibi büyük ve şanlı bir imparator, günümüz diyetlerinin oldukça sıradan yiyeceklerinden olan patatesin tadını bilmiyordu. Fakat Osmanlı mutfağının efsane şerbetleri ve muhteşem helvalarıyla bu açığı kapattığı kesindir.

patates ithalatı Haberleri - Ulusal Post

Domates

Domates de tıpkı patates gibi Amerika kökenli yiyeceklerden bir tanesidir. Amerika’da keşfedildikten sonra Avrupa’ya gelen domates, uzunca bir zaman zehirli olabileceği düşüncesiyle fazla rağbet görmemiş. Domatesi Osmanlı’ya tanıtan ise, 1799-1825 yılları arasında Halep’te görev yapan İngiliz Konsolosu John Barker. John Barker’ın, İngiltere’den gelirken getirdiği domates tohumlarıyla Türk mutfağı domatesle ilk kez tanışıyor.

domates ihracatı Haberleri - Ulusal Post

Ordusuyla Sina Çölü’nü geçebilecek kadar heybete sahip olan Yavuz Sultan Selim Han’ın, bizim için günlük oldukça kolay ulaşılabilir bir yiyecek olan domatesin tadını bilmeden bu dünyadan göç etmesi gerçekten ilginç.

Kakao

Kakaonun Türk topraklarına girmesi 1693 senesinde oldu. Gezgin Gemelli CARERİ İzmir gezisinde Türk misafirperverliğinden bir hayli etkilenir ve yeni dostlarına o zamanlarda sadece içecek olarak tüketilen sıcak kakaoyu ikram eder.

Türkler tarafından oldukça beğenilen kakao, o tarihten sonra Türk mutfağına girer ve kısa süre sonra Saray’da bile tüketilir. Kakao, yabancı konuklara sunulan zamanının önemli içeceklerinden birisi olur. O tarihlerde kakao sadece içecek olarak içiliyordu. Bu tarihten önceki padişahlar, kakaonun kendine has tadından haberdar bile değiller. Emrinde ordular bulunan insanların adeta kakao kokan bir ıslak kekten yoksun kalmaları insanı oldukça şaşırtıyor.

Salça

Bol salçalı leziz Türk yemekleri ne ara böyle çok meşhur oldu bilinmiyor, ancak Amerika’nın keşfine kadar dünya mutfaklarında salça diye bir şey yoktu. Bu noktada insan, hiçbir padişahın salçalı bir yemek için emir veremediğini anlıyor. Şu zamanda salçasız pişen yemekler bize nasıl eksik geliyorsa, onlara da salçalı pişen yemek bir hayli sıra dışı gelebilirdi. Ancak birkaç denemeden sonra beğeneceklerine hiç şüphemiz yok. Salçayı sevmeyecek insanın olduğunu düşünmüyoruz!

Vanilya

Güney Amerika’da keşfedilene kadar, dünya bu baharattan haberdar değildi. Bulunduğu dönemlerde Avrupa coğrafyasında pek kullanılmadı, fakat şu anda safranla birlikte en pahalı baharatlar listesinde. İçerisinde vanilya olmayan bir sütlü tatlı yapmanın zor olduğu günümüzle kıyaslarsak, padişahların sofralarındaki tatlılardan hiçbirinin içerisinde vanilya olmaması “Gerçekten İnanılır gibi değil!”  Demek ki günümüzde yapılan muhallebiden keşküle kadar bütün tatlıların orijinal tarifleri vanilyasız. Bundan sonra tatlılarda vanilya kullanmayı unuttuğunuzda bu bilgiden yola çıkarak “Bu tatlının orijinalinde zaten vanilya kullanılmıyordu.” İfadelerini kullanabilirsiniz.

Yeşil ve Kırmızı biber

Orijinali Güney Amerika olan bu bitkinin Türk mutfağına gelmesi 16. ve 17. yüz yıl olarak kabul ediliyor. Salatalardan yemeklere ve kahvaltılara kadar hem tadıyla, hem de muazzam rengiyle bizi mutlu eden bu lezzet de uzun süre padişahların yiyemediği yiyeceklerden.

Dolmalık biberin şaşırtan etkisi bu faydasını tesadüfen keşfettiler aç karnına yenirse o sorunu bitiriyor

Saray’ın mutfağında yüzlerce yıl soğanla birlikte kavrulmuş biber kokusu belki de hiç olmamış, insan gerçekten çok şaşırıyor. Oysa bilinseydi, salataların içerisinde ve yemeklerde bol bol kullanılacağından hiç şüphemiz yok.

Zeytinyağı

Bazen masalara meze olarak, bazen de sıcak günlerde adeta içimizi serinleten, hazmı oldukça kolay yemekler olarak zeytinyağlılar şu an için bizim olmazsa olmazlarımızdandır! Zeytinyağlı yemek tarifleri ilk olarak 1844 yılında yayınlanan bir yemek kitabında geçti. Bu tarihe kadar Saray mutfağında zeytinyağlı yemekler olmadığı tahmin ediliyor, çünkü saraya alınan zeytinyağı başta aydınlatma olmak üzere, kandillerin yakılması gibi yemek dışında kullanılıyormuş. Mesela deniz ürünlerini çok sevdiği bilinen Fatih Sultan Mehmet zeytinyağlı yemekleri deneseydi “Sofralardan eksik edilmeyecek…” şeklinde başlayan bir cümle tarihte yer alabilirdi.

Tuz

Osmanlı padişahları, bizim için sıradan olan davranıştan birisinden daha eksik kaldılar. Bu davranış, tuzluğu eline alarak, “Tuzu eksik olmuş” deyip yemeklere tuz dökmekti. Çünkü tuzluktaki tuzun içerisine karıştırılan zehrin fark edilemeyeceğini düşüldüğünden dolayı padişahlar, suikast girişimlerine karşı uzun zaman tuzluk kullanamadı. Kahvaltıda yumurtaya tuz dökmeden önce insana tebessüm yaşattıracak ince detaylardan birisi işte…

Yer Fıstığı

Yer fıstığının da kökeni Güney Amerika’dır. Bazen film ve dizi izlerken yediğimiz, bazen de tatlılarda kullandığımız bu muazzam yiyecek, padişah sofralarında bulunamadı.

her sabah soframızda.. şaşırtan etki

Yer fıstığının zengin bir yağ kaynağı olduğunu düşünürsek, Osmanlı mutfağında yer fıstığının yağını kesin kullanırlardı, diye düşünmekten kendimizi alı koyamıyoruz. Tabii Osmanlı mutfağında yer fıstığı olmasa da bu açık badem ve diğer kuruyemişler sayesinde kapatılmış.

Bu siteden Ulusalpost.com Aktif link verilmeden hiç bir içerik alıntı yapılamaz

İlgili Haberler