• BIST 89.553
  • Altın 349,883
  • Dolar 6,7005
  • Euro 7,2349
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 14 °C
  • İzmir 17 °C

Hamburg'da seçim yarışı başladı! Türkiyeli adaylar da yarışıyor

Hamburg'da seçim yarışı başladı! Türkiyeli adaylar da yarışıyor
Hamburg'da Alman vatandaşı Türkiyeli milletvekili adayları da çalışmalarına başladı

ARTI GERÇEK - Almanya'nın Hamburg kentinde 23 Şubat'ta gerçekleştirilecek eyalet seçimleri vesilesiyle siyasi partiler ve partilerin milletvekili adayları tüm hızıyla çalışmalarına başladı. 

Alman Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Yeşiller parti koalisyon hükümetinin idaresindeki eyalette son kamuoyu yoklamalarına göre her iki partinin de yeterli çoğunluğu alacağı yönünde. 

2015 seçimlerinde seçime katılma oranı yüzde 56,5 civarında idi. Hamburg Seçim Kurulu'nun verdiği bilgiye göre 15 siyasi parti seçimlere katılıyor. 

Almanya'da yaşayan Türkiyeli sayısı 2 milyonun üzerinde, Hamburg'da ise il nüfusunun yüzde 5 oranını oluşturdukları anlaşılıyor.

Seçimlerde yer alan Alman vatandaşı Türkiyeli milletvekili adayları ve partileri ise şu şekilde: 

Alman Sosyal Demokrat Parti (SPD): Kazım Abacı, Güngör Yılmaz, Ali Şimşek, Barış Öneş
Alman Hristiyan Demokrat Birliği (CDU): Ali Ertan Toprak, Bedo (Bülent Kayaturan)
Yeşiller: Filiz Demirel, Yusuf Uzundağ, Sina Demirhan
Sol Parti: Cansu Özdemir, Deniz Çelik, Mehmet Yıldız, Metin Kaya.

Milletvekili adayları seçim çalışmaları boyunca ağırlık alanlarını ve Türkiye ile ilgili güncel gelişmelere ilişkin görüşlerini şu şekilde değerlendirdi: 

Sol Parti milletvekili adayı Mehmet Yıldız: Kayseri doğumlu, 2008 yılından beri Sol parti üyesi. İki dönem milletvekilliği yaptı, üçüncü kez seçim Hamburg-Mitte seçim bölgesinden aday. 

"Şehrimiz (Hamburg) Avrupa’nın en zengin şehridir. Bir yandan 17 ailenin elindeki geliri 40 milyar Euro iken ve 42.500 milyonerin neto geliri 400 milyar euroya tekabül ederken ,diğer taraftan da 230000'e yakın işçi ve emekçi yoksulluk sınırında yaşamaktadır. 30.000  insan çalışmasına rağmen devlete muhtaç kalarak yaşamlarını sürdürebilmektedirler.

60.000 çocuk yoksulluk sınırında yaşamaktadır. Yoksulluğa karşı mücadele çerçevesinde asgari ücretin 14 euroya çıkarılmasını talep ediyoruz. Kreşlerde ve anaokulların da çocuklara ücretsiz kahvaltı verilmesini talep ediyoruz. Bu göçün etkisi ile daha çok insanın konut aramasından dolayı,son yıllarda kiralarda bir patlama olmuştur. Biz Hamburg'da devlet arsaların satılmaması ve bu arsalara devlet tarafından konut yapılmasını ve bunların da yüzde yüz sosyal konut olmasını istiyoruz.

Hamburg’da 615.000’i aşkın göçmen emekçi yaşamaktadır ve bu işçi ve emekçilerin büyük kısmı seçme ve seçilme hakkına sahip değildir. Biz yıllardır bu şehirde yaşayan  tüm işçi ve emekçilere seçme ve seçilme hakkının tanınmasını talep ediyoruz. 

Türkiye’deki gelişmeler bir şekilde biz yurtdışında yaşayan işçi emekçileri de etkilemektedir.Ne kadar da olsa ailelerimiz ve geçmişimiz oradadır. Bundan dolayı sözde darbeden (15 Temmuz darbe senaryosu) bu yana binlerce işçinin yanı sıra Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ başta olmak üzere yüzlerce seçilmiş politikacı tutuklanmıştır.

Bu süreç Alevi Hareketi (Sosyalist, Devrimci, Demokrat ve Kürtler içinde geçerli) için önemli bir süreçtir ve bir dönemeç noktası teşkil etmektedir.

İkdidar ve yandaşları aldıkları kararlarla, Alevilerin uyumasını ve kendi haram sofralarına ortak olmasını istemekte ve kendi istedikleri şekilde yaşamalarını istemektedirler. İktidar Aleviler, Kürtler, devrimci demokratların Türk-İslam tezi çerçevesinde yaşaması gerektiğine inanmakta ve Kürt, Alevi, sosyal demokrat sosyalist hareketinin içindeki öncülerini yargılayarak da onlara göz dağı vermektedir.

Yine aynı şekilde iktidar Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ı tutuklamakla Kürtler'e, Canan Kaftancıoglu'nu yargılamakla sosyal demokratlara, Turgut Öker'i yargılayarak da Aleviler'e göz dağı vermek istemektedir. Bununla beraber iktidar kendilerine yandaş Alevi, Kürt ve sosyal demokrat gurupları çıkarmaya çalışmaktadır. Bu nedenledir ki Kürtler, Aleviler, sosyal demokratlar, devrimci, sosyalistler daha titiz olup birlikteliği  sağlayıp ortak hareketi güçlendirmeliyiz.

Yeşiller Partisi milletvekili adayı Yusuf Uzundağ (Dersim doğumlu. Eyalet genel listeden aday):

"Dokuz yıldan beri  Hamburg‘un Altona ilçesinde milletvekili olarak öncellikle sosyal ve gençlik komisyonlarında etkin çalışmalarda bulunuyorum. Bunun yanı sıra kültür komisyonu üyesiyim. 24 yıldan beri sosyal danışman olarak sokak gençlerine hizmet veren bir kuruluşta çalışıyorum. Geçen yıl Mayıs ayında Altona İlçe meclisine üç kez seçildim ve bu süreç içinde bir çok konuda etkin çalışmalarım oldu. Bunlardan benim için en önemli olanları, Hamburg‘ta NSU terör  örgütü tarafından öldürülen Süleyman Taşköprü için, öldürüldüğü sokağa paralel olan sokağa Süleyman Taşköprü isminin verilmesine ön ayak oldum.Bunun yanı sıra, Hamburg-Altona; İstanbul-Maltepe ilçelerinin, kardeş ilçe olmasını sağladım. Sosyal konuların yanı sıra, kültürel çevre ve trafik konuları beni en yakından ilgilendiren konular.

Siyasi hedeflerimden bazıları şunlar: Sosyal adalet ve herkese eşit haklar, ev kiralarının ucuz tutulmasını sağlamak,toplu taşıma hizmetlerinin ucuz ve kaliteli olmasını sağlamak, genç ve yaşlılara yönelik çalışmalar için daha fazla kaynak sağlanması, daha iyi ve eşitlikçi okul eğitimi, ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı daha aktif ve etkin çalışmaların yapılmasını sağlamak. Birlikte barışçıl ve uyumlu ortak bir yaşam için etkin olmak."

Alman Sosyal Demokrat Parti (SPD) adayı Ali Şimşek (Yozgat  doğumlu, eyalet genel listesinden aday): 

"Önceki dönemde olduğu gibi sosyal, aile ve uyum komisyonunda, trafik ve ekonomi komisyonunda yer almak istiyorum. Tabii ki ağırlık noktam sosyal komisyon olacak. Hamburg'da geçen dönemde tekrar düzenlediğimiz uyum konseptine hala bir bütçe ayrılmamış olması büyük bir eksikliktir. 11 milyar bütçesi olan bir eyalette uyumda köprü görevi gören, binlerce insanın fahri çalıştığı göçmen sivil toplum örgütlerine bu bütçeden maddi destek sunulması şarttır. Ayrıca asgari ücretin 12 euro olması gerektiğini belirleyen SPD eş başkanları ilk doğru adımı attı.

Hamburg, Berlin ve Münih’te asgari ücretin en az 13,60 euro olması gerektiğine inanıyorum. 

Ayrıca Türkiye’deki ekonomik krizin faturası gene işçi ve emekçiden çıkarıldı. Son zamlar ve asgari ücretin beklentilerin altında olması toplumsal adaletin daha uzaklarda olduğunu gösteriyor.  Şu anda Hamburg'da  yapılan konutların üçte birlik bir bölümü sosyal konut olarak yapılması olumlu ancak sadece 15 yıl sosyal konut konumunda olması ve daha sonra bu kategoriden çıkarılması doğru değil. Biz Hamburg kurultayında sosyal konutların yapılmasından sonra en az 25-30 yıl bu konumda kalmasını istiyoruz.  Uygulamada en kısa zamanda yapılması için çalışmalar yapacağım. Almanya genelinde özellikle ırkçı, muhafazakar parti AfD'nin bazi eylatlerde ikinci parti olması endişe verici, ayrıca global ısınma ve otomobil sektöründe yaşanılan kriz Almanya’da ekonomik krizi daha da hızlandıracak gibi. Bu krizde binlerce insan işsizlikle karşı karşıya. Çalışma bakanlığı tarafından alınan önlemler daha kapsamlı ve uzun vadeli düşünülmelidir."

Alman Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Ali Ertan Toprak (Kayseri doğumlu, Almanya Kürt Toplumu Başkanı ve genel listeden aday)

"Benim birinci hedefim “siyasal İslamın” Hamburg’da daha fazla gelişmesini engellemek olacak. CDU olarak DITIB ve İslam Şurası gibi islamcı kuruluşlarla yapılan Devlet Antlaşmalarının biz hükümete seçilirsek hemen iptal edilmesi kararını aldık ve seçim programımıza ekledik. SPD, Yeşiller ve hatta Sol Parti bile bu islamcı kuruluşlarla yapılan antlaşmanın devam etmesini savunuyor. Bu anlaşılır değil. Türkiye’de siyasal islamın yaptıkları zulmü görüp yaşadıktan sonra burada siyasal İslamın yer edinmesine seyirci kalmak Türkiyeli demokratlar adına affedilir bir durum değil. 

Siyasal İslam ile Hamburg’da mücadele etmeye kararlı tek parti CDU. Sadece Alman sağcılarına karşı mücadele etmek yeterli değil. Buradaki toplumsal barışı korumak istiyorsak, faşist ve İslamcı göçmenlere karşı da aynı sert ve tavizsiz mücadeleyi vermemiz gerekir. 
Almanya’nın 18 bin üyesi ile en büyük aşırı sağcı örgütlenmesi Erdoğan ile koalisyon yapan ülkücüler. Almanya’da siyaset yapan demokrat Türkiye kökenli siyasetçiler, Erdoğan rejiminin her alanına sızan buradaki milliyetçi ve İslamcı uzantılarının her yerde engellenmesi gerekir. Burda bile artık Türkiyeliler görüşlerini özgürce ifade edemiyor. Bu konuda Almanya’da yıllardır en çetin mücadeleyi vermekteyim. Boşuna Erdoğan rejiminin raporlarında ve medyasında hedef gösterilmiyorum. Çok net söylüyorum. Erdoğan’ı sevindirmek isteyenler bana oy vermesin. Erdoğan’ı kızdırmak isteyen herkes beni desteklesin. Çünkü Erdoğan rejimine  Hamburg’dan verilecek en etkili cevap benim eyalet meclisine seçilmem.

Milletvekili ünvanı taşımak için aday değilim, Türkçü-İslamcı faşizm ile mücadeleyi daha etkin sürdürebilmek için adayım. Dersim, Maraş, Çorum, Sivas, Gazi, Roboski, Gezi ve 2015 den sonra bu Rejim tarafından Kürt coğrafyasında bizzat yapılan tüm katliamlarda yaşamlarını yitiren insanların anısına sürdürüyorum mücadelemi. Kazanırsam boyun eğmeyen tüm ezilenler kazanmış olacak."

Kaynak : www.artigercek.com - Süheyla KAPLAN 

Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Ulusal Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim