• BIST 108.434
  • Altın 151,492
  • Dolar 3,6547
  • Euro 4,3288
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 23 °C

İlker Başbuğ'a bomba yanıt! Öyle şeyler söyledi ki..

İlker Başbuğ'a bomba yanıt! Öyle şeyler söyledi ki..
Deniz Harp Okulu Eski Komutanı emekli Amiral Türker Ertürk, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un Ergenekon, Balyoz ve Askeri Casusluk davalarına ilişkin açıklamalarına yanıt verdi.

Deniz Harp Okulu Eski Komutanı emekli Amiral Türker Ertürk, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un Ergenekon, Balyoz ve Askeri Casusluk davalarına ilişkin açıklamalarına yanıt verdi.

Türker Ertürk, Başbuğ’a “Konuşursak çok utanacağı şeyler anlatırız” sözleriyle yüklendi.

İlker Başbuğ’un “Hedef 3. Ordu Komutanı’ydı. Buna müsaade edemezdim” sözlerinin doğru olmadığını iddia eden Türker Ertürk yaptığı yazılı açıklamasında, “Sn. Başbuğ’un söylediklerine ve anlattıklarına katılabilmek mümkün değil. Halen vicdanını rahatlatmak için sürdürdüğü bu çalışmaları nafile bir gayretkeşlik olarak görmekteyim” dedi.
“İÇERİ GİRMİŞ OLMASI ONU ASLA KURTARMAZ”

Başbuğ’un açıklamalarına karşılık yazılı açıklama yapan Türker Ertürk, “Sn. İlker Başbuğ sağda solda çıkıp konuşuyor, televizyon kanallarına ve gazetelere demeç veriyor” diyerek şöyle devam etti:

“Biz mücadele ederken destek vermedi. Bize, teğmenlerine ve denizcilere hiç sahip çıkmadı. Ama generalleri ve amiralleri Selimiye’de toplayarak avazı çıktığı kadar bağırmasını bildi. Lütfen sussun ve evinde otursun. Konuşursak çok utanacağı şeyler anlatırız. İçeri girmiş olması onu asla kurtarmaz.”

İşte Türker Ertürk’ün açıklamasının tam metni:

Sn. İlker Başbuğ sağda solda çıkıp konuşuyor, televizyon kanallarına ve gazetelere demeç veriyor; ne kadar haklı olduğunu ve mücadele ettiğini anlatarak kendini aklamaya ve temize çıkarmaya çalışıyor.

Sn. Başbuğ’un söylediklerine ve anlattıklarına katılabilmek mümkün değil. Halen vicdanını rahatlatmak için sürdürdüğü bu çalışmaları nafile bir gayretkeşlik olarak görmekteyim.

Biz mücadele ederken destek vermedi. Bize, teğmenlerine ve denizcilere hiç sahip çıkmadı. Ama generalleri ve amiralleri Selimiye’de toplayarak avazı çıktığı kadar bağırmasını bildi. Lütfen sussun ve evinde otursun. Konuşursak çok utanacağı şeyler anlatırız. İçeri girmiş olması onu asla kurtarmaz.

O günde meseleyi ve büyük resmi anlamamıştı, bugün hala anlamamıştır. Balyoz, Ergenekon ve Casusluk gibi davaların arkasında gerçekte ABD’nin karanlık yüzü vardı. Çünkü ABD’nin Türkiye’ye biçtiği elbiseyi ülkemiz giymek istemiyordu. En kuvvetli direnç askerden geliyordu. Amerikalıların deyimiyle; “generaller hizadan çıkmıştı.” Askerlerin hizaya getirilmelerine, derdest edilmelerine, hadlerinin bildirilmesine ve artık ülke siyaseti üzerindeki etkinliklerinin bitirilmesine ihtiyaç vardı. Düğmeye basıldı ve operasyonlar yapıldı.

Bakın bugün asker hizaya şimdilik geldiyse, Amerika’ya gidilip selam çakıldıysa,bölünmenin ve iç savaşın eşiğine gelmişsek, terör örgütü PKK ile pazarlık masasına oturmuşsak, adım adım rejim değişikliği rotasında seyrediyorsak, kırmızıçizgilerimizi yok sayarak komşularımızın merkezi hükümetlerine düşmanlık yapıyorsak bunları Balyoz gibi hukuki operasyonlara borçluyuz.

Balyoz, Ergenekon ve Casusluk gibi davalar Türkiye Cumhuriyeti’ne ve onun anayasal koruyucusu Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı yapılan dört dörtlük darbenin hukuki enstrümanlarıydı. Darbe ile hukuk içinde kalarak mücadele edemezsiniz. Hukuk size karşı yapılan saldırının enstrümanı ise yapmanız gereken onu yok saymaktır. En başından itibaren Türk Silahlı Kuvvetleri komuta kademesiyle bunu yok sayacaktı ve evlatlarını teslim etmeyecekti. Bunu yapmadı ve yapamadı. Sonuç olarak emperyalizme karşı bu savaşı şimdilik kaybettik. Şimdi bu savaşı kaybeden komutanların bazıları etrafta utanmadan ve sıkılmadan konuşuyorlar. Elin oğlu hırsızına sahip çıktı ama siz pırıl pırıl, yurtsever ve nitelikli teğmeninize sahip çıkmadınız." 

ODATV

Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Ulusal Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim