• BIST 90.186
  • Altın 234,300
  • Dolar 6,1028
  • Euro 6,9689
  • İstanbul 30 °C
  • Ankara 31 °C
  • İzmir 33 °C

Metin Külünk: "Bunlar Altın Suyuna Batırılmış Bir Teneke"

Metin Külünk: "Bunlar Altın Suyuna Batırılmış Bir Teneke"
AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, gazeteci ve televizyoncu Erkan Tan'ın CRI Türk FM'de yayınlanan "Erkan Tan Vakti" programında önemli açıklamalarda...

AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, gazeteci ve televizyoncu Erkan Tan'ın CRI Türk FM'de yayınlanan "Erkan Tan Vakti" programında önemli açıklamalarda bulundu. Metin Külünk, yakın geçmişte Hollanda'da yaşanan siyasi gerilim üzerinden AB ülkelerini eleştirdi ve "Eğer Trump hayatta kalırsa dünyada kökten dönüşümler olacak" dedi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, gazeteci ve televizyoncu Erkan Tan'ın CRI Türk FM'de yayınlanan "Erkan Tan Vakti" programında soruları cevapladı. Tan, programında Metin Külünk'e Avrupa Birliği ile ilgili görüşlerini sorarken "Avrupa'da Neler Oluyor?" sorusunu da sordu. Metin Külünk, "Aslında olması gerekenler oluyor. Anormal bir şey yok. Biz önce Avrupayı kafamızda netleştirelim. Hangi Avrupa? İki Avrupa var. Birinci Avrupa, Hristiyanlık Döneminden ve 1789 Fransız Devriminden kalma tek tipçi Avrupa. Yani Hristiyanlıktan başka mahalle tanımayan, özellikle Müslümanları hiç tanımayan ve de tarihsel olarak varlık gerekçesini hep Müslümanlarla çatışma üzerinden kurgulamış, İslamı ve Müslümanları hep kendisine tehdit olarak görmüş bir Avrupa. Avrupa'nın derinleri bu. Mahalle falan değil, Avrupa'nın kendisi. İkincisi de Fransız Devriminden itibaren tek tipçi bir Avrupa var. İkisi de tek tipçi, ikisi zaten Avrupa'nın akıl merkezini inşa ediyor. Dolayısıyla bu tek tipçi Avrupa'nın varlık gerekçesi hep İslama ve Müslümanlara karşı olmaktır. İkincisi Türklere karşı olmaktır; çünkü Avrupa'da Müslüman eşittir Türk'tür, Türk eşittir Müslüman'dır. Bu Avrupa'nın aşması mümkün olmayan bir travmadır. Bir ümit vardı. Neydi o? İkinci Dünya Savaşından sonra Avrupa Birliğini (AB) kurdular ve AB'nin kuruluşunda temel değerler inşa ettiler. İnsan hakları, hukukun üstünlüğü, özgürlük, demokrasi. Dediler ki insanlığın geleceği son nokta biziz. İnsanlığın buradan öte gideceği bir yer yani özgürlüğün merkezi burası. Demokrasinin, çoğulculuğun, çok kültürlülüğün beşiği burası. İnsanlıkta bir ümit belirdi, "Acaba gerçekten Avrupa böyle mi'. Bu soruyu soran her ülke Avrupa üzerinden kendini tarif etmeye başladı. Tam üyelik üzerinden kendi ülkelerini dönüştürmek için. Şimdi ne görüyoruz? Bunların hepsi Altın suyuna batırılmış bir teneke" diyerek AB ülkeleri ile ilgili tespitlerini açıkladı.

"Eğer viyana kuşatmasında yenilmeseydik ecdadımızın atının ayakları okyanusun sularına değdirecekti"

Erkan Tan, Metin Külünk'e Türkiye'nin Hollanda ile yaşadığı sorunun AB kaynağı olup olmadığını ve bu konuda AB'nin diğer ülkelerin bakışını sorusuna, Külünk: "Avrupayı anlamak başka bir şeydir, Avrupa yolunda yürümek başka bir şeydir, Avrupa'nın stratejik üstünlüklerini görmek başka bir şeydir. Türklerin tarih boyunca en temel stratejisi, hep batıya doğru yürümektir. Eğer Viyana Kuşatmasında biz yenilmeseydik, ecdadımız atının ayaklarını okyanusun sularına değdirecekti. Dolayısıyla şimdi Türklerin Orta Asya'dan itibaren kızıl elması hep Avrupa'ya doğru yürümektir. Türklerin bulunduğu coğrafyada varlıklarını tahkim edebilmesinin şartı batıya doğru gitmektir. Doğu'ya doğru sadece Yavuz dönmüştür, onun ardından Abdülaziz güneye doğru yürümüştür. Yavuz'un doğuya doğru dönüşü aslında 500 yıllık bekamızın sırrıdır. Osmanlıyı doğunun ve batının devleti haline getirmiştir. Bundan dolayı biz bugün Avrupayı iyi anlıyoruz. Avrupa, Sanayi Devrimini başarmış, bir akıl devrimi gerçekleştirmiş. Bu akıl devrimi üzerinden büyük bir iktisadi güç elde etmiş, bu iktisadi gücü bir siyasi güce dönüştürmek istemiş; ama bir türlü askeri gücüyle bu ekonomik ve siyasi gücünü tahkim edememiş. Beraberinde asıl, milli gelir ortalamasından sonra sanayi ötesi çağı yakalama noktasında başardıklarıyla elbette biz Avrupa'nın farkındayız; ama bu hiçbir zaman şunu gerektirmez; bizim derdimiz batılılaşmak değil batıyı anlamak. Bizim derdimiz, Batı'nın değerleri içerisinde kaybolmak değil. Batı'yı doğru anlayıp batıyı aşacak bu muasır medeniyetler seviyesini aşacak bir akıl yenilenmesini başarabilmek yolunda elbette batıya doğru biz yürüyüşümüzü devam ettireceğiz. Topluluğa tam üyelik noktasında biz doğudan ne alacağımızı da biliyoruz. Güneyden ne alıp ne almayacağımızı da biliyoruz. Batıdan da ne alıp, ne almayacağımızı biliyoruz. Bütün bu gelişmeler, Almanya'da, Hollanda'da yaşadığımız bugünkü nahoş hallerle tek başına dar bir alanda değerlendirilemez. O dar alanda yaşadıklarımız üzerinden bütünsel yaklaşımı asla terk edemeyiz biz. Ondan dolayı bu yaşananlar Avrupa'nın gerçekliğidir. Türk ve Müslüman düşmanlığının ortak noktası olan Avrupa'nın neyi başardığını da biliyoruz biz" şeklinde cevap verdi.

"15 Temmuz'un arkasındaki güçler Almanya ve Hollanda'yla mesaj vermeye devam ediyorlar"

Erkan Tan'ın konuğu olan AK Parti İstanbul milletvekili Metin Külünk Avrupa'nın artık ekonomik olarak eski cazibesini kaybettiğini söyledi. Külünk, yaptığı açıklamada 15 Temmuz'un akıl hocalarının Almanya ve Hollanda üzerinden Türkiye'ye saldırdığını vurgulayarak, "Avrupa'nın sahibi; para sahipleri, para baronları, küresel finans elitleridir. Dolayısıyla şu soruyu sormak gerek. Avrupa'da bir şirketin kurulup büyük şirket olabilmesi mümkün değildir. O zaman karların düştüğü Avrupa'ya artık büyük para babalarının ihtiyacı mı kalmadı? Dolayısıyla Afrika'da 1 lirayla 10 lira kazanabilecekken, 10 lirayla 100 lira kazanabilecekken, Avrupa'da 100 lirayla 10 lira kazanmaya tahammül eder mi? Avrupayı Avrupa yapan küresel finans elitlerinin Avrupa'ya ihtiyaçları bittiyse, Avrupa'dan çekilip Avrupayı bir tuzağın içerisine kilitleyip Avrupayı tekrar çökertmek mi istiyorlar? Avrupa bunu ne kadar anlıyor? Fransa bunu anladı ve dayak yiyor sürekli. 15 Temmuz'un arkasındaki akıl, Almanya ve Hollanda üzerinden bize saldırıyor. Hem Almanya'nın hem Hollanda'nın yaptıkları aslında 15 Temmuz'un devamıdır. Almanya, 15 Temmuz'un arkasında biz varız diyor. Hollanda zaten merkez bir devlet değildir. Küresel finans elitlerinin laboratuvar ülkesidir. Her şeyi orada denerler. Önce orada denerler, Dünya'ya sunarlar. Ahlaksal tüm tefessüh etmiş tiplerin adresi orası. Uyuşturucu kullanım noktasında özgürlüklerin tefessüh ettiği yer orası. Dünya'daki tüm illegal yapıların vücut bulduğu yer orası. Bunların hepsini özgürlükler şemsiyesi altına alacaksınız. Şemsiye yetmez, şemsiyenin etrafını da kalelerle öreceksiniz. Asla! Bunlar özgürlük alanlarıdır, diyeceksiniz; ama ne hikmetse Türkiye Cumhuriyeti Devleti Bakanının kendi konsolosluk binasına girmesine kendi topraklarına girmesine engel olacaksınız. Maslahat Güzarı tutuklayacaksınız, bakanın uçağının inişine izin vermeyeceksiniz. Yetmedi, demokratik haklarını kullanan, bir araya gelmiş vatandaşlara köpekleri saldırtacaksınız, köpeklerle vatandaşların bacaklarını ısırtacaksınız. Bunların özgürlük kavramıyla, haklar kavramıyla bir arada durabilmesi mümkün mü? Bu çelişkinin sebebi ne? Hollanda üzerinden bir mesaj veriyorlar. Kime? Cezaevindeki Kripto FETÖ'cülere, mahkemelere çıkan FETÖ'cülere mesaj veriyorlar. Kuyruğunuzu dik tutun, 15 Temmuz'da başaramadınız; ama biz Türkiye'yi her alanda sıkıştırmaya devam ediyoruz. Kıskaç operasyonuna devam ediyoruz. Siz sağlam durun, gerektiğinde yeniden ayağa kalkın mesajı vermenin de bir fotoğrafıdır Hollanda'da ve Almanya'da yaşananlar. Bunu görmek için müneccim olmaya gerek yok ki, 15 Temmuz'dan sonra paralarını nereye kaçırdı. Ben adresleri vereyim; Almanya, Hollanda, İsviçre ve Belçika. Nereye gitti bu paralar? Peki buradan kaçlar nerede? Darbeci hainler nerede? Kaçan öğretmen kılıklılar, iş adamı kılıklılar nerede? Almanya, Belçika, Avusturya, Hollanda, İsveç ve Danimarka'da" dedi

Trump hayatta kalırsa dünyada kökten dönüşümler olacak

Erkan Tan'ın Metin Külünk'e Hollanda başta olmak üzere diğer Avrupa ülkeleri ile Türkiye ilişkilerinin gideceği nokta hakkındaki görüşü ile ilgili soruya Külünk, şöyle cevap verdi: "Hollanda'da, Almanya'da, Fransa'da seçimler var. Hollanda, 15 Mart'tan sonra biraz daha sakinleşebilir; ama bitmez. Almanya'da sonbahara kadar devam eder, Fransa'da yükselir, yakında Fransa'yı bekleyin, Avusturya aynı şekilde. Daha da derinleşir; ama Avrupa çökecek tabi bu durum Trump'a bağlı. Trump hayatta kalırsa, 2018'de Dünya'da çok kökten dönüşümler olacak".

Kaynak : İHA

Kaynak: Haber Kaynağı
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Ulusal Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim