Reddi Miras nedir? Reddi Miras davası nasıl açılır? Avukat Murat Turgut Minar bilinmesi gereken her şeyi açıkladı

Son dönemde en çok merak edilen konulardan biri de Reddi Miras davaları. Avukat Murat Turgut Minar, Reddi miras davalarıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Reddi Miras nedir? Reddi Miras davası nasıl açılır? Avukat Murat Turgut Minar bilinmesi gereken her şeyi açıkladı
Yayınlanma Tarihi : 07 Ağustos 2022 22:49

 Avukat Murat Turgut Minar, Reddi Miras konusundaki tüm merak edilenleri tek tek yanıtladı. 

Reddi Miras hakkındaki merak ettiğiniz her şey için Avukat Murat Turgut Minar'a ulaşabileceğiniz bilgiler aşağıdaki gibidir.

https://www.minarlaw.com/iletisim/

https://www.instagram.com/minarhukuk/

 

          MİRASIN REDDİ KAVRAMI (MİRASIN GERÇEK VE HÜKMİ REDDİ)

1-         MİRASIN REDDİ NEDİR?

Mirasın reddi kanunda belirtilen yasal mirasçıların veya muris tarafından iradi olarak vasiyetname, miras sözleşmesi vb. işlemlerle mirasçı olarak tayin edilen atanmış mirasçıların mirası reddetmeleri hali olup bu halde mirası reddeden kişiler mirastan gelen tüm hak ve borçları reddetmiş olurlar.

Öncelikle miras hukukuna ilişkin bazı kavramları açıklamak gerekir;

-Mirasbırakan (Vefat eden kişi)

-Mirasçı (Vefat eden kişinin geride bıraktığı eşi,çocukları anne ve babası)

-Tereke (Mirasçının mal varlığı ve borçları)

Mirasın reddi kavramı hukukta iki ayrı şekilde incelenmektedir. Bunlardan birincisi genel olarak toplumun bildiği mirasın gerçek reddi diğeri ise mirasın hükmen reddi halidir.

2-         MİRASIN GERÇEK REDDİ NEDİR?

            Mirasın gerçek reddi yasal mirasçıların yahut iradi mirasçıların; miras bırakanın ölümünden sonra resmi olarak mirası reddetme halini ifade eder.

Mirasın reddi süresi Medeni Kanunun 606. Maddesine göre 3 ay olup bu süre kişini ölümünün öğrenildiği tarih ile birlikte başlamaktadır. Dolayısıyla miras bırakanın yaşadığı sürede mirasın reddi mümkün değildir.

Önemli sebeplerin varlığı halinde sulh hukuk hakimi yasal ve atanmış mirasçılara verilen ret süresini uzatabilir veya yeni bir süre verebilir. Ancak bu durum için cidden mirası reddetme imkanının elinde olmadığının somut gerekçelerle ispatı gerekmektedir.

Tüm yasal mirasçılar mirası reddederse tereke MK. m. 612/l’e göre Sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre miras bırakanın malları tasfiye edilir. Miras mirası reddedenin yerini alan mirasçılara yani mirası reddeden kişilerin altsoyuna-eşine geçmez.

Mirasbırakanın altsoyu (çocukları) tamamen reddetmesi halinde miras hayatta ise mirasbırakanın eşine geçer,mirasbırakanın anne ve babasına geçmez.

Mirasın süresi içerisinde reddedilmemesi halinde mirasçının hak ve borçları kayıtsız şartsız mirasçılara geçer.

Mirasın reddi Sulh Hukuk Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile yapılır. Her ne kadar kanunda sözlü başvuru da denmişse de usul hukukunda sözlü başvuru şeklinde bir başvuru bulunmadığı için ancak yazılı olarak yapılır.

Mirasın reddinde ölen kişinin sadece borçları reddedilemez. Hem malları hem de borçlarının reddedilmesi gerekir.

***Örnek olarak kişinin vefatından sonra bankadaki parası çekilip miras reddedilemez. Bu halde alacaklılar mirasın reddinin iptali için dava açabilirler.” Bu durumda özetle söylenebilir ki mirası fiilen kabullenen kişinin mirası ret hakkı yoktur.

3-         MİRASIN HÜKMEN REDDİ?

            Mirasın hükmen reddi kavramı tanım olarak mirasbırakanın vefat ettiği anda tüm mal varlığının borca batık olması halinde mirasçılara tanınmış bir haktır.

            Gerçek retten farklı olarak hükmü rette herhangi bir dava açma süresi öngörülmemiştir. Miras bırakanın öldüğü anda borca batık olduğunun tespiti her zaman mahkemeden istenebilir. Ayrıca miras bırakana karşı dava ve icra takibi başlatan kişilere karşı da karşı dava olarak açılabilir hatta sadece bunu savunma argümanı olarak dahi kullanabilirler.

            Mirasın hükmen reddi davası gerçek reddi davasından farklı olarak görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir.

4-         MİRASIN REDDİ GERİ ALINABİLİR Mİ?

            Bu işlem geri alınması mümkün olmayan bir işlemdir. Kişi beyanda bulunduğu anda hüküm doğurur ve bundan geri dönülemez. Ancak reddi mirasın iptali bir ihtimalde mümkündür. Buna göre kişi bu işlemi iradesi sakat olarak gerçekleştirmişse reddi mirasın iptali imkanı doğar.

            Örnek olarak terekenin borca batıklığı noktasında kaçınılmaz bir hataya düşmüşse yahut korku ve tehdit ile reddi miras yaptırılmışsa reddi mirasın iptali davası açma hakkı ortaya çıkar.

5-         REDDİ MİRAS EMEKLİLİK, ÖLÜM AYLIĞI V.B. HUSUSLARI ETKİLER Mİ?

            Mevcut yasalarımıza göre reddi miras halinde miras bırakanın eşi ve çocuklarının emekli ikramiyesi, ölüm aylığı v.b. sosyal devlet ödemelerine karşı ne olacağına ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır.

            Bu hususta Yargıtay ve yerel mahkeme uygulamaları ile bu konuda yerleşmiş kurallar söz konusudur. Buna göre dul ve yetim maaşı, emekli maaşı, ölüm aylığı, destekten yoksun kalma tazminatı gibi miras bırakanın ölümü ile mirasçılarına geçen bu tarz ödemeler reddi miras ile etkilenmez. Dolayısıyla bu tip ödemeleri almak için borçları üstlenmek gerekmemektedir.

            Buna karşın işçinin ölümü halinde (iş kazaları hariç olmak üzere) kıdem tazminat,ücret alacağı v.b. hususlarda mirası reddetmiş kişilerce hak talebinde bulunulamaz. 1970’lerde Yargıtay bu hakkın mirasın reddi ile sona ermeyeceğini kabul etmekteydi; ancak günümüzde mirasın reddinden sonra işçilik alacaklarının talep ve tahsili reddi mirasın iptal gerekçesi olarak kabul edilmektedir.

6-         MİRASÇININ ALACAKLILARI MİRASIN REDDİNİN İPTALİNİ İSTEYEBİLİR Mİ?

            Uygulama da sıklıkla karşımıza çıkan durumlardan biri de mirasçının borçları nedeniyle mirası reddetmesi ve diğer mirasçılarla muvazaalı bir şekilde dışardan miras alacağına katılması halidir.

            Bu durumda alacaklılar kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler.

            Davanın kabulü halinde borçlularından kaçan mirasçının miras payı alacaklılara geçer ve kalan miras payı da diğer mirasçılara verilir.

           

            MİRASIN REDDİ KAVRAMI (MİRASIN GERÇEK VE HÜKMİ REDDİ)

1-         MİRASIN REDDİ NEDİR?

Mirasın reddi kanunda belirtilen yasal mirasçıların veya muris tarafından iradi olarak vasiyetname, miras sözleşmesi vb. işlemlerle mirasçı olarak tayin edilen atanmış mirasçıların mirası reddetmeleri hali olup bu halde mirası reddeden kişiler mirastan gelen tüm hak ve borçları reddetmiş olurlar.

Öncelikle miras hukukuna ilişkin bazı kavramları açıklamak gerekir;

-Mirasbırakan (Vefat eden kişi)

-Mirasçı (Vefat eden kişinin geride bıraktığı eşi,çocukları anne ve babası)

-Tereke (Mirasçının mal varlığı ve borçları)

Mirasın reddi kavramı hukukta iki ayrı şekilde incelenmektedir. Bunlardan birincisi genel olarak toplumun bildiği mirasın gerçek reddi diğeri ise mirasın hükmen reddi halidir.

2-         MİRASIN GERÇEK REDDİ NEDİR?

            Mirasın gerçek reddi yasal mirasçıların yahut iradi mirasçıların; miras bırakanın ölümünden sonra resmi olarak mirası reddetme halini ifade eder.

Mirasın reddi süresi Medeni Kanunun 606. Maddesine göre 3 ay olup bu süre kişini ölümünün öğrenildiği tarih ile birlikte başlamaktadır. Dolayısıyla miras bırakanın yaşadığı sürede mirasın reddi mümkün değildir.

Önemli sebeplerin varlığı halinde sulh hukuk hakimi yasal ve atanmış mirasçılara verilen ret süresini uzatabilir veya yeni bir süre verebilir. Ancak bu durum için cidden mirası reddetme imkanının elinde olmadığının somut gerekçelerle ispatı gerekmektedir.

Tüm yasal mirasçılar mirası reddederse tereke MK. m. 612/l’e göre Sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre miras bırakanın malları tasfiye edilir. Miras mirası reddedenin yerini alan mirasçılara yani mirası reddeden kişilerin altsoyuna-eşine geçmez.

Mirasbırakanın altsoyu (çocukları) tamamen reddetmesi halinde miras hayatta ise mirasbırakanın eşine geçer,mirasbırakanın anne ve babasına geçmez.

Mirasın süresi içerisinde reddedilmemesi halinde mirasçının hak ve borçları kayıtsız şartsız mirasçılara geçer.

Mirasın reddi Sulh Hukuk Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile yapılır. Her ne kadar kanunda sözlü başvuru da denmişse de usul hukukunda sözlü başvuru şeklinde bir başvuru bulunmadığı için ancak yazılı olarak yapılır.

Mirasın reddinde ölen kişinin sadece borçları reddedilemez. Hem malları hem de borçlarının reddedilmesi gerekir.

***Örnek olarak kişinin vefatından sonra bankadaki parası çekilip miras reddedilemez. Bu halde alacaklılar mirasın reddinin iptali için dava açabilirler.” Bu durumda özetle söylenebilir ki mirası fiilen kabullenen kişinin mirası ret hakkı yoktur.

3-         MİRASIN HÜKMEN REDDİ?

            Mirasın hükmen reddi kavramı tanım olarak mirasbırakanın vefat ettiği anda tüm mal varlığının borca batık olması halinde mirasçılara tanınmış bir haktır.

            Gerçek retten farklı olarak hükmü rette herhangi bir dava açma süresi öngörülmemiştir. Miras bırakanın öldüğü anda borca batık olduğunun tespiti her zaman mahkemeden istenebilir. Ayrıca miras bırakana karşı dava ve icra takibi başlatan kişilere karşı da karşı dava olarak açılabilir hatta sadece bunu savunma argümanı olarak dahi kullanabilirler.

            Mirasın hükmen reddi davası gerçek reddi davasından farklı olarak görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir.

4-         MİRASIN REDDİ GERİ ALINABİLİR Mİ?

            Bu işlem geri alınması mümkün olmayan bir işlemdir. Kişi beyanda bulunduğu anda hüküm doğurur ve bundan geri dönülemez. Ancak reddi mirasın iptali bir ihtimalde mümkündür. Buna göre kişi bu işlemi iradesi sakat olarak gerçekleştirmişse reddi mirasın iptali imkanı doğar.

            Örnek olarak terekenin borca batıklığı noktasında kaçınılmaz bir hataya düşmüşse yahut korku ve tehdit ile reddi miras yaptırılmışsa reddi mirasın iptali davası açma hakkı ortaya çıkar.

5-         REDDİ MİRAS EMEKLİLİK, ÖLÜM AYLIĞI V.B. HUSUSLARI ETKİLER Mİ?

            Mevcut yasalarımıza göre reddi miras halinde miras bırakanın eşi ve çocuklarının emekli ikramiyesi, ölüm aylığı v.b. sosyal devlet ödemelerine karşı ne olacağına ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır.

            Bu hususta Yargıtay ve yerel mahkeme uygulamaları ile bu konuda yerleşmiş kurallar söz konusudur. Buna göre dul ve yetim maaşı, emekli maaşı, ölüm aylığı, destekten yoksun kalma tazminatı gibi miras bırakanın ölümü ile mirasçılarına geçen bu tarz ödemeler reddi miras ile etkilenmez. Dolayısıyla bu tip ödemeleri almak için borçları üstlenmek gerekmemektedir.

            Buna karşın işçinin ölümü halinde (iş kazaları hariç olmak üzere) kıdem tazminat,ücret alacağı v.b. hususlarda mirası reddetmiş kişilerce hak talebinde bulunulamaz. 1970’lerde Yargıtay bu hakkın mirasın reddi ile sona ermeyeceğini kabul etmekteydi; ancak günümüzde mirasın reddinden sonra işçilik alacaklarının talep ve tahsili reddi mirasın iptal gerekçesi olarak kabul edilmektedir.

6-         MİRASÇININ ALACAKLILARI MİRASIN REDDİNİN İPTALİNİ İSTEYEBİLİR Mİ?

            Uygulama da sıklıkla karşımıza çıkan durumlardan biri de mirasçının borçları nedeniyle mirası reddetmesi ve diğer mirasçılarla muvazaalı bir şekilde dışardan miras alacağına katılması halidir.

            Bu durumda alacaklılar kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler.

            Davanın kabulü halinde borçlularından kaçan mirasçının miras payı alacaklılara geçer ve kalan miras payı da diğer mirasçılara verilir.