Uzman Doktor Sevinç Yılmaz Vücudu Hızla Bitiren Hastalığı Açıkladı

Uzman Dr. Sevinç Yılmaz, son dönemde herkesin başına dert olan kansızlık sorunuyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Uzman Doktor Sevinç Yılmaz Vücudu Hızla Bitiren Hastalığı Açıkladı
Yayınlanma Tarihi : 05 Şubat 2022 23:06

Kansızlık son dönemde çok sayıda kişinin uğraştığı bir sorun haline geldi. Ne yazık ki bir çok kişi kansızlık belirtilerini dikkate almıyor. Hastaneye gitmek yerine bitkisel yöntemlere başvuranlar ise uzun bir süre sonra çok daha zorlu bir tedavi süreciyle uğraşmak zorunda kalıyor.

Eskiden  ileri yaşlarda görülen kansızlık sorunu şimdiler de gençler de bile görülebiliyor. Öyle ki kansızlık sorunun birden çok belirtisi var. Ancak en büyük belirtisi olarak cilt üzerindeki belirtileri gösteriyor. Soluk cilt ve yorgunluk en önemli belirtilerden. 

Anemiyi anlamak için hastanede test yaptırmak gerekiyor. Sonrasında doktorun vereceği tedavi yöntemine uygun bir şekilde kansızlıkla mücadele etmek gerekiyor. Başlı başına yiyeceklerle kansızlık sorununu çözmek mümkün değil. İhlas Haber Ajansı'na açıklamalarda bulunan Dr. Sevinç Yılmaz son dönemde herkesin en büyük sorunlarından biri olan anemi hakkında  önemli bilgiler paylaştı. 

Dr. Sevinç Yılmaz, anemi hakkında bilgi verdi. Yılmaz, “Soluk cilt, yorgunluk, unutkanlık, baş dönmesi ve saç dökülmesi gibi belirtiler gösteren anemi, toplumda bilinen adıyla kansızlık, birçok sistemi etkileyebilir.

Başka hastalıklardan da kaynaklanabilen aneminin nedeninin doğru saptanması ise oldukça önemlidir. Anemi, detaylı muayene ve testlerle tanı almalı ve uygun yöntemlerle tedavi edilmelidir” ifadelerini kullandı.

Anemiler üç başlıkta inceleniyor

3156571.jpg
Aneminin pek çok nedeni olabileceğine dikkat çeken Yılmaz, “Anemi nedenleri, etyopatogeneze (oluşum nedenleri) veya morfolojik (eritrosit şekillerine) değişimlere göre belirlenmiştir. Anemiler oluşum nedenlerine göre; kan kaybına bağlı anemiler, eritrosit veya Hg yapımındaki bozukluklara bağlı anemiler, eritrosit yıkımına bağlı anemiler (hemolize bağlı anemiler) olmak üzere üç başlıkta toplanmıştır” diye konuştu.

“Menopoza kadar olan süreçte kadınlarda Demir Eksikliği Anemisi (DEA), erkeklere oranla daha fazla görülür”


Demir eksikliğinin nedenlerine yönelik bilgiler aktaran Yılmaz, şunları kaydetti:


“Beslenmeye bağlı demir eksikliği; az gelişmiş yoksul ülkelerde ya da gelişmiş ülkelerin daha yoksul bölgelerinde besinsel demir eksikliği ne yazık ki sıklıkla görülür. Özellikle büyüme çağındaki çocuklarda demir ihtiyacı artar ve bu dönemde yeterli beslenilmemesi sonucunda demir eksikliği gelişir. Kronik kanamalara bağlı demir eksikliği; kadınlardaki menstrüasyon (adet) kanaması, kronik kan kayıpları içerisinde en sık görülen nedendir.

1660635.jpg

Bu nedenle de menopoza kadar olan süreçte kadınlarda Demir Eksikliği Anemisi (DEA), erkeklere oranla daha fazla görülür. Menstrüasyon kanamasının ortalama 4-5 günden uzun ve yoğun olması kronik anemilerin en önemli nedenini oluşturur. Diğer önemli neden ise gastrointestinal ve ürogenital sistemdeki kanamalardır.

Peptik ülser, hiatus hernisi (mide fıtığı), özofagus varisleri, mide-kolon kanserleri, çölyak hastalığı, kolon polipleri, iltihabi bağırsak hastalıkları, hemoroid ve parazitler bu kanamaların nedeni olabilir. Atrofik gastrit, parsiyel-total gastrektomi ve ince bağırsak hastalıklarında demir emilimi bozulabilir. Artan demir gereksinimi; hızlı büyüme dönemlerinde, gebelik ve laktasyon (emzirme) dönemlerinde demir ihtiyacı arttığı için DEA sık görülür” diye konuştu.

“Eritrosit yıkımına bağlı anemiler de oluşabilir”


Kemik iliğinde eritrosit yapımının bozulduğu durumlarda da anemiye rastlandığını söyleyen Yılmaz, “Hücre yapımı sırasında gerekli ana vitaminler olan B1, B2 ve folik asitin alımlarındaki veya emilimlerindeki eksiklikler anemi oluşumunda önemli nedenlerdendir. Kemik iliği bozuklukları da eritrosit yapımında eksikliğe neden olabilir. Eritrosit yıkımına bağlı anemiler (Hemolize bağlı anemiler) bu grupta sıklıkla doğuştan olan anemiler görülür.

Ülkemizde de sık görülen ‘talasemiler' çocukluk çağının en önemli anemi nedenini oluşturur. Kazanılmış hemolitik anemilerde ise ilaç ve enfeksiyonlara bağlı oluşan antikorlar en önemli sebeplerdir. Kronik hastalıklar sırasında da yapım ve yıkım yoluyla ‘sekonder anemiler' olarak adlandırılan böbrek hastalıkları, romatolojik hastalıklar, kronik enfeksiyonlar ve ileri karaciğer yetmezlikleri gibi kronik hastalık anemileri olabilir. Hekimler tanı ve tedavileri basamağında, eritrositlerdeki morfolojik değişikliklere yani eritrosit büyüklükleri ve hemoglobin içeriğinin durumuna göre de anemileri mikrositer- makrositer olarak ayırabilirler” açıklamasında bulundu.

Aneminin belirtileri nelerdir


Belirtilerin şiddetinin anemi gelişiminin hızına, hastanın yaşına ve diğer hastalıklarına bağlı olarak değiştiğini aktaran Yılmaz, "Akut kanamalarda yakınmalar kısa sürede gelişip acil tedavi gerektirirken, kronik anemiler de organizmanın toleransı ve adaptasyonu ile uzun sürece yayılmış olarak saptanır. Yaş ilerledikçe de anemi bulguları özellikle kardiyak sistemini daha ciddi etkileyerek hızlı tedaviyi gerektirir.

Kuru ve soluk cilt, yorgunluk, uyku hali, dikkat bozukluğu, unutkanlık, baş dönmesi, baş ağrısı, kulak çınlaması, çarpıntı, nefes darlığı, göğüs ağrısı, dilde yanma, ağız içinde aftlar, saç dökülmesi, parmaklarda uyuşma, kas kuvvetinde azalma, tırnak değişiklikleri. Uzun ve ağır durumlardaysa ‘pika sendromu' olarak adlandırılan toprak, saç, tebeşir, kömür gibi maddeler yemek istenebilir. Ayrıca yemek borusunda mukoza bozukluğuna bağlı olarak yutma zorluğu gelişebilir" ifadelerini kullandı.

3529547.jpg

PEKİ KANSIZLIK PROBLEMİ OLANLAR NASIL BESLENMELİ?

Kansızlık sorununa karşı beslenme de büyük önem taşıyor. Anemi ile mücadelede katkı sağlayan bazı besinler var. Bu konu hakkında da Diyetisyen Gizem Gençyürek,önemli tavsiyelerde bulunarak anemiyle mücadele eden yiyecekler hakkında bilgiler verdi.

İşte anemi sorunu olanların tüketmesi önerilen besinler.. 

"Kahvaltı örneği; Haşlanmış yumurta ve portakal

Akşam yemeği örneği; Izgara köfte ve bol limonlu yeşil salata

Ara öğün örneği; 1 avuç çiğ fındık/badem/ceviz ve 1 yemek kaşığı pekmez veya 1 avuç çiğ kuruyemiş ve portakal/nar/kivi

Hangi besinleri hangi sıklıkla tüketmeliyiz?

Demirin iyi kaynaklarını her gün ana öğünlerimizde (kahvaltı-öğle yemeği-akşam yemeği) mutlaka tüketmeliyiz. Demirin iyi kaynaklarıyla birlikte, demirin emilimini artırmaya yardımcı C vitamini kaynaklarını da yemeklerimizin yanında mutlaka bulundurmalıyız".

Kaynak: ( İHA)