Orta Afrika'da onlarca yıldır görülen Ebola virüsü, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde yeniden ciddi bir halk sağlığı krizine dönüştü. Ülkenin doğusunda başlayan salgın kısa sürede farklı eyaletlere yayılırken, komşu Uganda'da da ithal vakalar ve sınırlı yerel bulaş tespit edildi. Sağlık ekiplerinin çatışma bölgelerine ulaşmakta yaşadığı güçlükler ve sağlık sistemindeki eksiklikler, salgının yayılma riskini artırıyor.
1976 yılında ilk kez Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde tanımlanan Ebola virüsü, bugüne kadar en fazla Orta ve Batı Afrika ülkelerinde görüldü. İlk büyük salgın, adını aldığı Ebola Nehri yakınındaki Yambuku köyünde kayıtlara geçmişti. O tarihten bu yana yaşanan salgınlarda yaklaşık 4 bin 500 kişi yaşamını yitirdi.
2026 yılında başlayan son salgının merkezi, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin doğusundaki Ituri eyaleti oldu. Salgın daha sonra North Kivu ve South Kivu eyaletlerine de yayıldı. Kongo Sağlık Bakanlığı'nın paylaştığı verilere göre ülkede şu ana kadar 1.118 doğrulanmış vaka tespit edilirken, 291 kişi hayatını kaybetti.
Sağlık ekipleri birçok bölgeye ulaşamıyor
Uzmanlara göre salgının önündeki en büyük engellerden biri ülkedeki güvenlik sorunları. Çatışmalar nedeniyle sağlık ekipleri birçok yerleşim yerine ulaşamazken, temaslı takibi ve hastaların erken izolasyonu da istenilen seviyede gerçekleştirilemiyor.
Bunun yanında bazı bölgelerde sağlık çalışanlarına yönelik güvensizlik ve yanlış bilgilendirmeler de salgınla mücadeleyi zorlaştıran önemli faktörler arasında yer alıyor.
Ebola nasıl bulaşıyor?
Ebola, insanlarda ve bazı primat türlerinde ağır seyreden viral kanamalı ateş hastalığına neden oluyor. Virüs, enfekte kişilerin kanı ve diğer vücut sıvılarıyla doğrudan temas yoluyla bulaşıyor. Uzmanlar, hastalığın erken teşhisi, temaslıların takibi ve izolasyon uygulamalarının salgının kontrol altına alınmasında kritik öneme sahip olduğunu belirtiyor.
Virüsün doğal rezervuarı olarak ise meyve yarasaları gösteriliyor. İnsanların enfekte hayvanlarla teması da hastalığın ortaya çıkmasına neden olabiliyor.
DSÖ uluslararası destek çağrısı yaptı
Salgının sınır ötesine yayılma ihtimali nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Africa CDC), uluslararası toplumdan daha fazla destek istedi.
Africa CDC, mevcut salgınla mücadele edebilmek için yaklaşık 1,4 milyar dolarlık finansmana ihtiyaç duyulduğunu açıkladı. Uzmanlar, doğu Kongo'daki güvenlik sorunları çözülmeden salgının tamamen kontrol altına alınmasının oldukça güç olduğunu vurguluyor.
Tarihin en büyük Ebola salgını ise 2014-2016 yılları arasında Gine, Sierra Leone ve Liberya'da yaşanmış; yaklaşık 28 bin vaka görülmüş ve 11 binden fazla kişi hayatını kaybetmişti. Günümüzde yaşanan son salgın da bölgedeki kırılgan sağlık sisteminin küresel sağlık güvenliği açısından önemini bir kez daha gündeme taşıdı.