NASA verilerini inceleyen Cornell Üniversitesi Carl Sagan Enstitüsü Direktörü Dr. Lisa Kaltenegger, Güneş sistemimizin ötesindeki kayalık yapılı ve su barındırma potansiyeline sahip en güçlü adayı ve 3 dev gezegen sistemini açıkladı. RAPPIST-1, Proxima Centauri ve Kepler sistemlerinde yer alan 7 potansiyel dünya, James Webb Uzay Teleskobu'nun biyo-imza taramalarıyla insanlığın yeni ev adresleri olmaya aday gösteriliyor.
İnsanlığın Yeni Ev Adresi Olabilecek 3 Dev Sistem
TRAPPIST-1: Yaşanabilir Kuşaktaki Dörtlü
Gezegen avcılarının odağındaki sistemlerin başında, Dünya’ya yaklaşık 40 ışık yılı mesafede konumlanan TRAPPIST-1 kırmızı cüce sistemi geliyor. Dünya büyüklüğünde yedi farklı gezegene sahip olan bu sistemde, yıldıza çok yakın ilk üç gezegen aşırı sıcaklık nedeniyle eleniyor. Ancak yörünge şartları ve ısı dengesi açısından "Goldilocks" (yaşanabilir) bölgesinde kalan TRAPPIST-1 e, f, g ve h gezegenleri, sıvı su barındırma potansiyelleriyle öne çıkıyor.
Proxima Centauri b: Kapı Komşumuz ve Pandora’nın İlham Kaynağı
Yalnızca 4 ışık yılı uzaklığıyla insanlığın olası bir uzay seyahatindeki ilk durağı kabul edilen Proxima Centauri b, yıldızının etrafındaki turunu 11 günde tamamlıyor. Yıldızına kütleçekimsel olarak kilitli olduğu için bir yüzü sürekli gündüzü, diğer yüzü ise zifiri karanlığı yaşayan bu ekstrem gezegen, güçlü bir atmosfere sahip olması halinde canlılığa ev sahipliği yapabilecek potansiyelde. Ayrıca bu sistemdeki yıldız ve gaz devi mimarisi, sinema tarihinin efsanevi yapımı Avatar’daki "Pandora" dünyasına da esin kaynağı oldu.
Kepler-62: Kayalık Gezegen Çağının Öncüsü
Dünya’dan 1.200 ışık yılı ötede yer alan Kepler-62 sistemi, 2013 yılındaki keşfiyle gökbilimde çığır açtı. Sistemin Kepler-62e ve Kepler-62f adını taşıyan iki ılıman gezegeni, gaz kütlesinden ziyade Dünya gibi katı yüzey yapısına sahip oluşlarıyla bilimin yönünü değiştirdi.
Günümüzde James Webb Uzay Teleskobu ve yeni nesil gözlem teknolojileri, bu 7 potansiyel gezegenin atmosferindeki kimyasal gaz izlerini (biyo-imzalar) tarayarak evrende yalnız olup olmadığımız sorusuna yanıt aramayı sürdürüyor.