Sürekli aynı şeyleri konuşuyormuşuz gibi oluyor. Konuşabildiğimiz çerçeve belli. Yalan söylemeye gerek yok. Yayıncılarla izleyiciler arasında bir kontrat var. Neyin ne kadar konuşulabildiği belli, sınırlar belli. Konuşuyoruz, bir yere varmıyor. Umarım Altaylı söylediklerini yapabilir. Ama Türkiye’de her konunun ucu siyasete dokunuyor. Özgürlükler keyfi daraltılmaya başladığında sonu gelmez. ‘Nadir element’ konusu bile siyasi bir konu. Bir iş adamına dokunur ucu. O da nüfuz sahibiyse başına iş gelebilir.”