Ahmet Hakan tartışmaya dahil oldu, Ali Erbaş'a yaylım ateşi

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın açıklamaları Hürriyet yayın yönetmeni Ahmet Hakan tarafından da eleştirildi.

Ahmet Hakan tartışmaya dahil oldu, Ali Erbaş'a yaylım ateşi
Yayınlanma Tarihi : 18 Eylül 2021 16:41

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş muhalefetin yoğun tepkisiyle karşılaştı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise ateş püskürerek Ali Erbaş'a sahip çıktı.

Bir anda ise çok sayıda yazar ve gazeteci Ali Erbaş'ı eleştirmeye başladı. Ancak bu kez eleştiri muhalif isimlerden değil iktidara yakınlığıyla bilinen Demirören grubuna ait Hürriyet gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan'dan geldi.

Ahmet Hakan yazmış olduğu köşe yazısında adeta Ali Erbaş'a ateş püskürdü. Ahmet Hakan'ın yazısını okuyanlar sanki yazıyı Yılmaz Özdil yazmış yorumunda bulundular.

Peki Ahmet Hakan yazısında neler yazdı? İşte Ahmet Hakan'ın bugün yayınlanan yazısından ilgili bölüm ve Ali Erbaş hakkında söylemiş olduğu değerlendirmelerin ayrıntıları.

İşte Ahmet Hakan’ın yazısının ilgili bölümü:

“Günaydın” demeyecekmişiz.

Çünkü...

“Cahiliye dönemi”nde “Sabahınız hayat olsun” diye selamlama yapılırmış.

“Günaydın” da biraz buna benziyormuş.

*

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın iki yıl önce yazdığı kitapta geçiyormuş bu ifadeler.

*

Rahmetli babam, öfkelendiğinde ve ne diyeceğini bilemediği durumlarda hep şöyle derdi:

“Allahumme meassabirin!”

Yani “Allah sabredenlerle beraberdir.”

*

Ben de rahmetli babam gibi “Ya sabır” çektim.

*

Biz burada Diyanet İşleri Başkanlığı tartışmaların odağında yer almasın falan diye çırpınıp dururken...

Diyanet İşleri Başkanı’nın uğraştığı, mesele ettiği, gündemine aldığı şeye bak!

*

Oysa azıcık düşünse, azıcık şans verse, azıcık geniş baksa...

Şu üç şeyi şak diye görür:

*

BİR: “Günaydın” da bir hayır duadır.

*

İKİ: “Gününüz aydın olsun” demektir.

*

ÜÇ: Tıpkı “Sabah-ı şerifleriniz hayırlı olsun” demek gibi bir şeydir.

Hatta birazcık daha düşünse, birazcık daha geniş baksa...

Yaklaşımı aşağı yukarı şöyle olur:

*

“Zaten benimle uğraşılıyor. Böyle eften püften meselelerle uğraştığım için şimdi benim üzerime daha çok gelirler. Böylece başında olduğum Diyanet kurumu daha fazla yıpranır. Çok temel, çok önemli bir mesele değil ki bu! Hatta mesele edilecek bir mesele bile değil. Ben en iyisi böyle lüzumsuz, böyle tartışmalı bir alana girmeyeyim.”

*

Bütün bunlar olmadığına göre...

Acaba diyorum, Ali Erbaş...

Kendisiyle ilgili yürütülen tüm tartışmalardan aslında şikâyetçi değil, hatta ve hatta gizli bir haz mı duymakta?

*

Ve ben ve benim gibiler boşu boşuna mı çırpınıyor...

“Diyanet İşleri Başkanı’nı tartışmaların odağından çıkarın” falan diye?

Yazısının devamı için Hürriyet