• BIST 96.618
  • Altın 283,221
  • Dolar 5,9085
  • Euro 6,5183
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 20 °C

Tehlike gittikçe büyüyor! Rakamlar korkunç

Tehlike gittikçe büyüyor! Rakamlar korkunç
Hatalı antibiyotik kullanımı, dirençli bakteriler yani ‘süper mikroplar’ı çoktan yarattı bile

Sadece Avrupa ülkelerinde her yıl yaklaşık 33 bin, tüm dünyada da 700 bin kişi bu süper mikropların yol açtığı enfeksiyonlardan yaşamını kaybediyor. Sorun bu hızla büyürse 2050 yılından itibaren her yıl toplam 10 milyon kişinin dirençli bakteri enfeksiyonları nedeniyle öleceği hesaplanıyor.

ANTİBİYOTİKLERİN eski gücünü kaybetmesinin ciddi endişelere neden olduğunu vurgulayan Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Antibiyotik Direnci Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Çağrı Büke, “Dirençli bakteri enfeksiyonları önceleri hastanede yatan hastalarda görülen sorunken günümüzde toplum kökenli pnömoni (zatürre), üriner sistem enfeksiyonları, deri ve yumuşak doku enfeksiyonlarında da karşımıza sık çıkıyor” diyor.

Eskiden evde ya da ayakta daha dar etkili antibiyotiklerle ağız yolundan tedavi edilebilen hastalar, ilaca gelişen direnç nedeniyle hastaneye yatırılarak, damar yolundan ve en son seçenek antibiyotiklerle tedavi edilmeye çalışılıyor.

BONBON ŞEKERİ GİBİ TÜKETİLDİ

Prof. Dr. Büke, gelinen son noktayı, antibiyotiklerin yıllarca ve çoğu zaman gereksiz yere ‘bonbon şekeri’ gibi kullanılmasına bağlıyor: “Akılcı kullanmamamız, ağzımızda, bağırsaklarımızda ve derimizde bulunan ve bizi dışarıdan gelecek mikroorganizmalara karşı da bir ölçüde koruyabilen flora bakterilerimizde antibiyotiklere karşı direnç gelişimine yol açtı. Bu, hem insanın kendisi hem de çeşitli yollardan bulaşarak bir başkası için ciddi bir enfeksiyon hastalığı nedenini oluşturuyor. Elimizde çok sayıda antibiyotik var ama direnç yüzünden etkisiz ve işe yaramaz hale geldiler.”

HAYVANCILIKTA KULLANILIYOR

Prof. Dr. Büke dünyada mevcut tüm antibiyotiklerin yarısından çoğunun hayvancılıkta hayvanların gelişimi ve büyümesi için kullanıldığını söylüyor. Bunları yediğimizde hayvanlardaki antibiyotikleri vücudumuza alıyoruz ve flora bakterilerimizde direnç gelişiyor. Büke, “Hayvancılıkta gereksiz antibiyotiklerin kullanımının önüne geçilmeli. Enfeksiyon hastalığı dışında hele de hayvanların büyümesi amacıyla hayvanlarda antibiyotikler kullanılmamalı” diyor.

GENÇLER BİLİNÇLİ, YAŞLILAR ISRARCI

İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve aile hekimi Recep Koç ise “Şeker gibi antibiyotik istiyorlar” diyor ve şöyle devam ediyor: “Ateş düşürmek, ağrılarını kesmek için istiyorlar. Oysa bunların çoğunluğu virütik hastalıklar. Özellikle yaşlı hastalarımız kutu, prospektüs getirip antibiyotik istiyor. Daha önce antibiyotikle birlikte kullandıkları ilaçlar ağrıları dindirmiş. Ağrıları olunca antibiyotiğin keseceğini sanıyorlar. ‘Bacağım ağrıyor, kullandım iyi geldi’ diye geliyorlar. Bir de boğaz ağrılı, grip veya nezle olan daha kapıdan girerken ‘antibiyotik yazar mısınız’ diyor. Biz sakıncalarını anlatınca, ‘Cebinizden mi veriyorsunuz, bu benim hakkım’ diyerek tartışıyorlar. Gerginlik yaşıyoruz bu yüzden. Son yıllardaki kamu spotları, dağıtılan broşürler hem hekim hem de hastalar üzerinde etkili oldu. Gençler daha bilinçli. Ama orta yaşlı ve yaşlılar ısrarla talep etmeye devam ediyor maalesef.”

. (Hürriyet-Mesude Erşan) - HABERİN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN - HÜRRİYET

hürriyet gazetesinden alıntılanmıştır

Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Ulusal Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim