• BIST 93.419
  • Altın 245,493
  • Dolar 6,4985
  • Euro 7,3766
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 26 °C
  • İzmir 30 °C

Vali Yavuz’dan Muşlu Gençlere Mektup

Vali Yavuz’dan Muşlu Gençlere Mektup
Muş Valisi Seddar Yavuz, geleceğin teminatı olan gençlere tavsiyelerini içeren bir mektup gönderdi.

Muş Valisi Seddar Yavuz, geleceğin teminatı olan gençlere tavsiyelerini içeren bir mektup gönderdi.

Gençleri "aydınlık geleceğin kutlu neferi" olarak tanımlayan Vali Seddar Yavuz, Muş'un göklerinde merhum Sultan Alparslan'ın ve kutlu askerlerinin dolaştığı il olduğunu belirtti. Böyle kutsal bir beldede halka hizmet etmenin onur ve şerefini taşıdığını dile getiren Vali Yavuz, "Vahyi esas alan, aklını kullanan ve medeniyet tasavvuru olan bir gençlik yetiştirmeyi şiar edinen ve kutlu davanın bir neferi olarak sizleri çok önemsiyor ve sizlere çok güveniyoruz. Sevgili gençler, sizlere sahip çıkılmadığında bilmediğiniz oyunların, oluşumların içine girdiğinizi ve hatta yaptığınızı maalesef hep beraber gördük. Bölücü terör örgütü ve onun legal görünümlü yandaşları; özgürlük ve özerklik söylemleri ve Kürtlerin azınlık olduğu iddiaları ile kandırdığı gençleri ölüme sürüklerken, kendi çocuklarını yurt dışında, özel üniversitelerde eğitime ve bale kurslarına gönderdiler" dedi.

"Kürtlerin savunuculuğunu yaptığını iddia eden PKK ve yandaşlarında zerre samimiyet olsa Suriye'de, Irak'ta ve İran'da da hak arayışı içinde olurlardı" diyen, Vali Yavuz mektubunda şu ifadeleri kullandı:

"Emin olsunlar ki bu millet onlardan da efendilerinden de hesap soracaktır. Suriye'de ve İran'da yaşayan Kürt kardeşlerimizin durumuna bir bakın. Suriye'de ne dün ne bugün Kürtler vatandaş değildirler. İşçi, memur olamaz, mülk edinemezler. İran'da halen seyahat özgürlüğü yoktur. PKK, PYD, PJAK, kurulduğu günden bu yana Suriye rejimine karşı bırakın silahlı mücadele yapmayı, onun destekçisi olmuştur. PKK Suriye'de herhangi bir hak arayışında bulunmamıştır. Şimdi ise Esed rejiminin en önemli destekçisi olmaya devam ediyorlar. Eğer Kürtlerin hakkını savunacaksanız, gidin bu hakları Suriye'de, İran'da ve Irak'ta arayın Türkiye'de değil. Kürtler, Türkiye'de azınlık değil kurucu unsurdur. Türklerle Kürtler 1071 Malazgirt Zaferi ve toplumsal sözleşmesi ile bir araya gelmiş ve tek millet olmuştur. Kadim bir medeniyetin mensubu olan milletimiz asla insanları ırkına göre değerlendirmemiştir. Dün olduğu gibi bugün de Türkiye'de yaşayan ve Türk milletini oluşturan Müslüman hiçbir etnik unsur azınlık olmadığı gibi aksine her biri kurucu unsurdur. Zaten Anayasamız etnik kökeni değil, vatandaşlığı esas almıştır."

Gençlerden akıllarını kiraya vermeden, tefekkür ederek hür iradeleriyle hareket etmeleri ve ülkenin bekasına katkı sunmalarını beklediklerini dile getiren Vali Yavuz, "Çünkü küresel güçlerin piyonu olan FETÖ mensuplarının aklını kiraya veren, İslam'ın hükümlerine ters düşecek şekilde Cenab-ı Hakk'ın yerine hocalarına mutlak itaat eden kişiler olduğunu hep beraber gördük. Önce MİT krizi, Mavi Marmara baskını, Gezi olayları, 17-25 Aralık Operasyonu, Rus uçağının düşürülmesi gibi birçok hain planı devreye koyan dış güçler, 15 Temmuz'da FETÖ mensupları aracılığı ile ülkemizi istila etmek istediler. Bu milletin kendilerine emanet ettiği silahlarla Cumhurbaşkanlığı Külliyesini, Türkiye Büyük Millet Meclisini bombaladılar, Cumhurbaşkanımızın ve Başbakanımızın hayatlarına kast ettiler. 248 vatan evladını şehit ettiler. Binlerce vatan evladını ise yaraladılar" ifadelerini kullandı.

"Bilmediğiniz oyunların içine düşmemeniz için size bir tavsiyem de mensubu olduğumuz medeniyetimizi iyi tanımanızdır" diyen Vali Yavuz, mektubunda şunları kaydetti:

"Hocasının makamına eğri odunları taşımaktan hayâ eden Yunus Emre, Şems-i Tebriz'inin rahleyi tedrisinden geçerek kemale ulaşan Mevlana, Ak Şemseddin'in terbiyesinde yetişip çağ açıp, çağ kapatan Fatih Sultan Mehmet, Müslüman dünyasının en güçlü ve eli en açık hükümdarı iken mezarını yaptırmaya yetecek para bırakmadığı görülen Selahaddin-i Eyyubi gibi örnekler, sahip olduğumuz medeniyetin temellerinin ve köklerinin ne kadar derinde ve ne kadar sağlam olduğunun en büyük göstergesidir. Muş'ta yaşayan gençler olarak omuzlarınızda tarihi bir sorumluluk var. Bu tarihi sorumluluk nedir? Diye soracak olursak, bunun cevabı Malazgirt ruhudur. 1071 tarihi sadece Türkler için, sadece Kürtler için, sadece Araplar için değil; tüm İslam alemi için toplumsal sözleşmenin imzalandığı tarihtir. 1071 Malazgirt olmazsa Anadolu Selçuklu olmaz, Osmanlı olmaz, Türkiye Cumhuriyeti olmazdı. 1071 Malazgirt olmazsa Boşnaklar, Arnavutlar, Makedonlar kısacası bu coğrafyada Müslümanlığa dair hiçbir şey olmazdı. 1071'de Sultan Alparslan Anadolu'ya sadece bir kapı açmadı, aynı zamanda bu coğrafyanın İslamlaşmasını sağladı. Onun ve kutlu askerlerinin İlahi Kelimetullah'ın peşinden koşmak gibi kutsal bir amaçları vardı. Türkiye dün olduğu bugün de Kubbe-tül İslam olma özelliği ile dünyanın dört bir yanından mazlumların sığındığı tek ülkedir. Gönül coğrafyamızdaki mazlum ve mağdurlar ülkemize sığınabilmekte ve öteki değil ev sahibi sıfatıyla yaşayabilmektedir. Türkiye'yi sadece Müslümanların sığındığı bir ülke olarak tanımlamak da haksızlık olur. Aman diyen her insan ülkemizde karnını doyuracak bir tas çorba, başını sokacağı bir yuva bulabilmektedir. Sevgili gençler, Allah'ın emri ve Resulünün sünneti hariç hiç kimseye mutlak itaat etmeyin. Kendinize bir paradigma belirleyin. Öncelikli hedefiniz iyi insan olmak olsun. Potansiyellerinin farkında olan bir nesil her zaman başarılı olur diye düşünüyorum. Meslek ve okul seçiminde severek yapabileceğiniz, kendinize ve memleketimize faydalı olabileceğiniz işleri yapmanız daha önemlidir. Meslek seçiminde sadece maddi getiri hedefiniz olmamalıdır. İnsanımıza fayda sağlamak, hayır duası almak da öncelikli prensiplerimiz olmalıdır. Sizleri ülkeyi yeni baştan yüceltecek, İslam dünyasına ve ümmetine sahip çıkacak ve İslam dünyasında akan kan ve gözyaşına dur diyebilecek nesiller olarak görüyoruz. Asıl olan hepimizin yüce dinimize, ülkemize hizmet etmek ve onun hizmetinde olmak gibi bir temennimiz ve gayretimizin olmasıdır. Gençlikte hangi çeşmeden su içerseniz, yaşlanınca da o suyun etkisinde kalırsınız. O nedenle bu yaşlarda doğru çeşmeden su içmek, prensip ve ilkeleri belirlemek sizin hayatınızda çok daha etkileyici olacaktır. Hepinize sağlıklı, başarılı ömürler diliyorum."

Kaynak : İHA

Kaynak: Haber Kaynağı
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2011 Ulusal Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim