Her gün soframızda yer alıyor! Damarları tıkadığı ortaya çıkan yiyecek..

Bazı besinlerin damarları tıkadığı ve kalp krizine neden olduğu ortaya çıktı..

Her gün soframızda yer alıyor! Damarları tıkadığı ortaya çıkan yiyecek..
Yayınlanma Tarihi : 05 Aralık 2021 23:01

Son dönemde kalp ve damar tıkanıklığı hastalıkları giderek artıyor. Eskiden yaşlılarda olan kalp ve damar tıkanıklığı sorunları  artık genç yaştaki kişilerde de görülmeye başlandı.

Kalp sağlığına dikkat etmeyenler ve damar tıkanıklığı problemi yaşayanların en büyük yanlışı beslenme şekliyle.

Yeni Akit'te yayınlanan bir haberde damar tıkanıklığına yol açan besinlere yer verildi. Gereğinden fazla kafein tüketimi damarlara hasar veriyor!

Trans yağ içeren besinler de kalp ve damar hastalığı sorunlarına yol açıyor. Yüksek tuzlu gıdalar da yine aynı şekilde damar tıkanıklığı problemlerine yol açıyor.

Kırmızı Et her ne kadar faydalı bir besin olsa da gereğinden fazla tüketildiğinde maalesef damar tıkanıklığı gibi sorunlara yol açabiliyor.

ÖNERİLEN İÇERİK : 

Zahide Yetiş'le 672. Bölümünde; Kardiyoloji Uzmanı Dr. Hamit Çelik kalp damar tıkanıklığının nedenlerinden bahsetti.

 

Kalp ve damar sağlığı için ne yapmalıyız SORUSUNUN yanıtı da merak ediliyor. Bu konuyla ilgili olarak İhlas Haber Ajansı bir haber yayınladı. Yayınlanan haberde Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ayhan Erkol tarafından yapılan uyarılara da yer verildi.

İşte Kalp ve Damar Sağlığınızı korumanız için bilmeniz gereken önemli uyarılar...


Kalp ve damar hastalıklarından korunmak için alınabilecek önlemleri sıralayan Erkol, şu ifadeleri kullandı:


"Kalp ve damar sağlığı için yapmamız gerekenleri şöyle özetleyebiliriz; birincisi sigara ve tütün ürünlerinden uzak durmalıyız, sigaranın sağlığımıza olan zararını artık herkes biliyor fakat sigarayı bırakmak istemesine rağmen alışkanlıktan vazgeçmekten zorlanan çok insan olduğunu biliyoruz. Bu vatandaşlarımıza sigarayı bırakma noktasında profesyonel destek almaları için sağlık kuruluşlarına başvurmalarını öneriyoruz. İkincisi beslenme alışkanlıklarımız, kırmızı et ve hayvansal yağlardan uzak, sebze, meyve, zeytinyağı ve balık ağırlıklı bir beslenme şekli olan Akdeniz diyetinin kalp damar sağlığı açısından olumlu faydaları yıllar içerisinde birçok çalışma ile ispatlanmış durumda. Yine karbonhidrattan zengin, un ve şeker içeriği yüksek gıdaların tüketimine dikkat etmeliyiz, sınırlandırmalıyız.

Aynı şekilde şekerli içecekler ve alkollü içeceklerin tüketimi sınırlanmalı. Hipertansiyondan korunmak için aşırı tuz tüketiminden kaçınmalıyız, günlük tuz tüketimimiz kişi başına 5 gramı yani bir silme tatlı kaşığını geçmemeli. Porsiyonlarımızı küçültmeye ve kilo almamaya özen göstermeliyiz. Bir diğer faktör egzersiz ve hareketli yaşam. Kalp damar sağlığı için önerdiğimiz egzersiz şekli haftanın 5 günü en az yarım saat sürecek tempolu yürüyüş, bisiklete binme veya yüzme gibi hafif orta ağırlıktaki egzersizlerdir. Günlük hayatın telaşı içerisinde spor yapmaya fırsat bulamayan kişiler ise hayatın her anında asansöre binmektense merdiven basamaklarını çıkma örneğinde olduğu gibi tercihini hareketten yana kullanırsa bunun da faydası olacaktır."

"Doktorlarına başvurmaları gerekiyor"


Daha önceden tanı konulmuş hastaların mutlaka düzenli şekilde doktorlarına başvurmaları gerektiğini ifade eden Erkol, "Ailesinde erken yaşta kalp damar hastalığı olanlar ve aşırı kilolu olanlar tansiyon, şeker ve kolesterol değerlerini mutlaka kontrol ettirmeli ve takip etmeli. Daha önceden tansiyon, şeker ve kolesterol tanısı almış kişiler de takiplerine devam etmeli, ilaç tedavisi başlamışsa buna uyum göstermeli, verilen diyetlere uyum göstermeli. Daha önceden kalp damar hastalığı teşhisi almış ve operasyon veya balon stent gibi işlemlerle tedavi görmüş hastalarımızın tekrarlayan olaylar yaşama riski sağlıklı bireylere göre daha yüksektir. Onun için de bu hastalarımızın takiplerini aksatmamaları, ilaç tedavilerine uyum göstermeleri, sağlıklı yaşam prensiplerine uymaları ve tekrarlayan yakınmaları olması halinde muhakkak doktorlarına başvurmaları gerekiyor" dedi.

Kalp ve Damar Sağlığı ihmale gelmeyecek derecede önemli bir rahatsızlıktır! Bu noktada mutlaka şüphelendiğiniz bir durum varsa doktora gitmeyi ihmal etmeyiniz.