Surp Giragos Ermeni Kilisesi Ziyaretçilere Açıldı

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Surp Giragos Ermeni Kilisesi'nin açılış törenine katıldı.

Surp Giragos Ermeni Kilisesi Ziyaretçilere Açıldı
Yayınlanma Tarihi : 08 Mayıs 2022 00:03

Anadolu Ajansı'nın haberine göre; Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Anadolu'nun dört bir yanında bulunan ibadethanelerin, saygının ve kardeşliğin nişanesi olduğuna inandıklarını belirterek, 'Surp Giragos Ermeni Kilisesi'nde yarın ayin gerçekleşecek olmasından, terörün hedefi olan bu yapının yeniden ibadete açılacak olmasından ötürü kilise cemaatinin heyecanını paylaştığımızı belirtmek isterim." dedi.

Bakan Ersoy, Diyarbakır'ın Sur ilçesinde, PKK'lı teröristlerce 2015'te gerçekleştirilen saldırılarda zarar gören, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca sağlanan kaynakla Vakıflar Genel Müdürlüğünün kontrolünde restore edilen Surp Giragos Ermeni Kilisesi'nin açılış törenine katıldı.

Törende konuşan Ersoy, Diyarbakır'ın farklı kültürlere, inançlara ev sahipliği yapmış, medeniyetlerin beşiği olan, ülkenin kadim şehirlerinden biri olduğunu söyledi.

"Tarihi, kültürü, sanatı, doğal güzellikleri ve mimarisiyle de çok güçlü bir şehirden söz ediyoruz. Fakat Diyarbakır'ın en önemli özelliklerinden birisi de sokaklarında, meydanlarında hemen hissedilen o derin hoşgörüsüdür." diyen Ersoy, Diyarbakır'ın hoşgörünün, kardeşliğin, farklı kültürlerin huzur içinde bir arada yaşadığı kadim bir şehir olduğunu bildirdi.

Ersoy, Diyarbakır'ın sahip olduğu tüm bu özellikleriyle bugün dünyanın en önemli tarihi kentleri olarak kabul edilen şehirlerin de bir adım önünde olduğuna işaret ederek, "Bugün özellikle Avrupa'da milyonlarca turistin gezip ziyaret ettiği, tarihi kentler olarak bilinen birçok şehrin Diyarbakır kadar güçlü bir tarihi bulunmamaktadır. Bu şehirler Diyarbakır kadar farklı kültürleri içerisinde barındırmamaktadır. Bugün Diyarbakır'ın tarihinden söz ederken neredeyse insanlık tarihinden bahsediyoruz. Böyle kadim bir şehre sahip olmak ülkemiz açısından çok ama çok büyük bir zenginlik. Artık yapmamız gereken bu zenginliği evrensel bir değer haline getirecek her türlü çabayı göstermek olmalıdır." diye konuştu.

"Bu Kadim Şehri Tanıtmak Adına Gayret Göstermek Zorundayız"

"Dünyanın dört bir yanındaki insanların tarihi bir kent ziyaret etmek istediklerinde akıllarına ilk gelecek şehirlerden birinin Diyarbakır olmasını hep birlikte, el birliğiyle sağlamalıyız. Diyarbakır'ı seven, Diyarbakır halkının refahını önemseyen, Diyarbakırlı çocukların geleceğe güvenle bakmasını isteyen herkesin bu ortak amaç doğrultusunda kenetlenmesini, hiçbir mazeretin arkasına saklanmadan, birlikte hareket etmesini sizlerden bekliyoruz. Diyarbakır'ı kültür, sanat, ve inanç turizminin merkezlerinden biri haline getirmek, turizm potansiyelini etkin bir şekilde yönetmek ve bu kadim şehri dünyanın dört bir yanında tanıtmak adına elimizden gelen gayreti göstermek zorundayız." diyen Ersoy, merkezi hükümet ile yerel yönetimlerin uyum içerisinde yürüttükleri çalışmalarla Diyarbakır'da çok kıymetli çalışmaların hayata geçtiğini belirtti.

Ersoy, şehrin hem bugününe hem de geleceğine yönelik çalışmalarda emeği geçenleri kutladı.

"İbadethanelerin, Saygının ve Aramızdaki Kardeşliğin Nişanesi Olduğuna İnanıyoruz"

Farklı kültür ve inançların bir arada huzur içinde yaşadığı, özgürce ibadet edebildiği Diyarbakır'ın, birçok kıymetli yapıya da ev sahipliği yaptığına işaret eden Ersoy, bu yapılar arasında Surp Giragos Ermeni ve Mar Petyun Keldani kiliselerinin de önemli bir yer tuttuğunu vurguladı.

"Önemli Olan Bu Yapıların Yaşamasını Sağlamamız"

Orta Doğu'daki en büyük Ermeni Gregoryen kilisesi olan bu yapının sadece kentteki vatandaşlar açısından değil dünya kültürel mirası açısından da ne denli önemli bir yapı olduğunun bilindiğini dikkati çeken Ersoy, Surp Giragos Ermeni ve Mar Petyun Keldani kiliselerinin restorasyonunun yaklaşık 32 milyon liraya mal olduğunu aktardı.

Ersoy, bu restorasyonların kültürel mirasın korunması adına çok anlamlı bir çalışma olduğuna inandığını dile getirerek, bu vesileyle Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğümüz kontrolünde yürütülen bu çalışmalara sağladıkları desteklerden ötürü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına ve özellikle Bakan Murat Kurum'a teşekkür etti.

Sadece bu yapıların restore edilmesinin yetmediğini belirten Ersoy, "Önemli olan bu yapıların yaşamasını sağlamamız ve kültür zenginliğine, Diyarbakır'ın kültür çeşitliliğine bu yapıları konsept bir şekilde katmamız gerekiyor." dedi.

"Kültür Yolu Festivallerine İstanbul, Ankara'dan Sonra Diyarbakır'ı da Katmak İstiyoruz"

Ersoy, mayıs sonu itibarıyla Kültür Yolu Festivallerinin Anadolu'nun çeşitli yerlerinde başlayacağını hatırlatarak, şunları kaydetti:

"İstanbul'da Beyoğlu Kültür Yolu festivaliyle başlamıştık. 28 Mayıs'ta Başkent Kültür Yolu, yani Ankara'yı da dahil ederek festival zincirini genişletiyoruz. Geçen haftaki ziyaretimde yerel yönetimlerimizle, Valimizle ve STK'lerimizle yaptığımız toplantıda Diyarbakır'ı da sonbahardaki zincirin halkasına ekleme kararı aldık. 1-16 Ekim itibarıyla Kültür Yolu Festivallerine İstanbul, Ankara'dan sonra Diyarbakır'ı da katmak istiyoruz. Özellikle Ermeni cemaatimizden de rica ediyorum, bu festivalde onlar da güzel bir etkinlikle yer alsınlar. Biz de ihtiyaç duydukları desteği vereceğiz hem finansman hem organizasyon açısından. Önemli olan Diyarbakır'ın bu kültürel zenginliğini, çeşitliliğini hem Diyarbakır'a hem Türkiye'ye yansıtmamız. O yüzden de güzel bir başlangıcı tekrar burada kilisemizle yapmış oluruz diye düşünüyorum."

Bakan Ersoy, açılışını gerçekleştirecekleri bu yapının ülkenin inanç ve kültür mirasına katkı sağlamasını diledi.

"Eserlerin Korunması İleri Bir Medeniyet Göstergesidir"

Türkiye Ermenileri Patriği Sahak Maşalyan da, bu açılış töreninin tarihi bir önem taşıdığını belirtti.

Her tapınağın ayrı bir kişiliği olduğunu ifade eden Maşalyan, bu kilisenin de kişiliği, kimliği olan bir tapınak olduğunu aktardı.

Maşalyan, şöyle konuştu:

"Eski zaman insanları hayatın, kendilerine Allah'ın sunduğu bir armağan olduğunu bilirlerdi ve tapındıkları mabetler ise onların bir armağanıydı Tanrılarına. Diyarbakırlı Ermenilerin yaptığı tam buydu işte. Ermeni halkının ve kilisesinin o güne dek ulaştığı medeniyet ve bu topraklardan oluşan büyük bir kültür sentezinin bir anıtını dikmek ve onu yerin ve göğün Rabb'ine armağan etmek. Diyarbakır Ermenilerinin bu kutlu arzuları Orta Doğu'nun en büyük Ermeni kilisesinin yapılmasıyla taçlandı."

Kilisenin tarihine ilişkin bilgi veren Maşalyan, kilisenin farklı zamanlarda restore edilip yeniden inşa edildiğini aktardı.

Ermeni toplumunun büyük çabaları ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle 2011 yılı sonu itibarıyla kilisenin restorasyonu bitirilerek ibadete açıldığını dile getiren Maşalyan, şunları kaydetti:

"Henüz 5 yıl geçmişti ki bu kez de çatışmalar sonucu kilise tekrar harabeye döndü. Artık yeni bir onarım için bütçe bulmak imkansız olduğundan tekrar Aram Ateşyan'ın resmi temasları sonucu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından çıkarılan ödenekle kilisenin restorasyonu gerçekleşti. Müreffeh bir kentte, yıkılmaya terk edilmiş tarihi yapılar bir acziyet göstergesidir. Maddi olanakları olan bir ülkenin veya bir beldenin kendi kültürel değerlerini yüzüstü bırakmasında ise bilinçli bir kasıt aranır. Tarihi yapılar her ülkenin vitrinidir. Farklı dönemlere, milletlere ve dillere ait eserlerin korunması ise olgunlaşmış, ileri bir medeniyet göstergesidir. Tüm bu kaygılarla devletimizin bu yöredeki kiliselere eşitlik ilkesini gözeterek, camiler gibi yardım eli uzatması konunun önemini gayet iyi kavradığının kanıtıdır."

Maşalyan bu açılışın Diyarbakırlı Ermeniler için bir bayram günü olduğunu belirterek, "Diyarbakır'ın giderek azalan Hristiyan bakiyesi için bu kilisenin açılışı bir can suyu niteliği taşıyor. Ermeni dünyası için de Türk-Ermeni ilişkilerinin geliştirilmesi açısından önemli ve anlamlı bir dostluk mesajı içermekte. Bin yıllık Türk-Ermeni ilişkilerinde vurgulanacak o denli parlak ve olumlu olaylar ve yaşanmışlıklar var ki bunların gelecekte kurulması şart olan dostluk köprüleri ile ön plana çıkarılması gerektiğine inanıyoruz. İbadete açılan bu kiliseyi işte Ermeniler, Türkler ve Kürtler, Hristiyanlar ve Müslümanlar arasındaki iyi komşuluk ilişkilerinin bir anıtı olarak da değerlendirmek durumundayız." şeklinde konuştu.

Anadolu'nun bazı yerlerinde Ermenilere ait tarihi eserlere yönelik üzücü haberler aldıklarını anlatan Maşalyan, "Umarız Diyarbakır halkının ve yöneticilerinin oluşturduğu bu hoşgörü iklimi bulaşıcı olur ve biz Anadolu'nun her köşesinde devletin şefkat eliyle onarılan kiliseleri, manastırları ve korunan bakımlı mezarlıkları konuşuyor oluruz. Türkiye'mize yakışan da budur zaten. Bu kilisenin ibadetin yanı sıra bir kültür ve turizm hizmeti de verecek olması etkisini katlayacaktır. Bu hayırlı işe tüm emeği geçenleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum." diye konuştu.

"Bu Kiliseyi Sonsuza Kadar Korumayı Ümit Ediyoruz"

Surp Giragos Ermeni Kilisesi Vakfı Başkanı Ergün Ayık, 2007 yılında İstanbul'da oluşturulan vakıf yönetim kurulu olarak Diyarbakır'da Vali önderliğinde, Vakıflar Genel Müdürlüğünün destekleriyle bu kilisenin onarımı için tekrar çalışmalara başladıklarını belirterek, kilisenin onarımı için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca finansman desteği sağlandığını söyledi.

Hassas ve titizlikle yürütülen çalışmalarla restorasyonun tamamlanarak kilisenin açılışa hazır hale geldiğini dile getiren Ayık, "Bu kilisemiz de diğer kilise ve ibadethaneler gibi korunmak durumunda. Hem cemaatimiz hem devletimiz hem de bölge aktörünün destekleriyle bu kiliseyi sonsuza kadar korumayı ümit ediyoruz. Kilisemizin bugünkü açılışından sonra, Diyarbakır için çok önemli olan mimari eser, bölgemizin hem ekonomik hem de sosyal hayatına büyük katkı sağlayacaktır. Surp Giragos Ermeni Kilisesi'nin Ermeni halkı ve bilhassa Diyarbakır Ermenileri için çok büyük bir manevi değeri var. Onun için de bu açılış hem yurt içinden hem de yurt dışından gelen ziyaretçilerimiz tarafından kutsanmakta. Bu kilisenin yapılışında emeği geçen bütün devlet kuruluşlarımıza, çalışanlara Ermeni halkı adına yürekten teşekkürlerimi sunuyorum." şeklinde konuştu.

Daha sonra açılışı yapılan kilisede 7 yıl aranın ardından çan çalınarak, kutsama ayini yapıldı, mum yakılıp, dua edildi.

Kaynak:Haber Kaynağı