Yumurtayı yıllardır hep yanlış pişiriyoruz :  Artık böyle pişiriniz

Yumurtayı yıllardır hep yanlış pişiriyoruz : Artık böyle pişiriniz

Yumurtanın çeşitli pişirme şekilleri var. Her zaman doğru yöntemle pişirdiğinizi sandığınız yumurtanın aslında çok sağlıksız piştiğini biliyor muydunuz?

Özellikle yumurta yazın tüketilmez diye bir inanış hâkim. Ancak uzmanlar bu durumu kesinlikle doğru bulmuyorlar. Yumurtaya alerji duyuluyorsa bu durumun yazın da kışında aynı şekilde olacağını belirtiyorlar.  Yumurta kahvaltılarda sahanda, omlet ve haşlanmış olarak tüketiliyor. Ancak uzmanlar bu pişirme yöntemlerinin hiç birini uygun ve sağlıklı bulmuyorlar.Suya katılarak haşlanmış yumurta veya sahanda pişmiş yumurtanın içerisinde hiçbir besin değerinin kalmadığını belirtiyorlar. 

Uzmanlar yumurtayı en doğru pişirme yönteminin buharda pişirmek olduğunu dile getiriyorlar. Eğer buharda pişirmek için gerekli olan aletiniz yoksa benmari usulü pişirin diye özellikle belirtiyorlar.Uzmanlara göre bu şekilde pişen yumurta besin değerlerini kaybetmiyor.  Buharda pişen yumurtanın süresi de maksimum 12 dk olmalıdır.

Milyonlarca Gıda Boş Yere İsraf Oluyormuş! Gıdaları Çöpe Atmadan Önce Mutlaka Buna Dikkat!

Yıllardır yanlış biliyormuşuz. Gıdaların üzerinde bulunan SKT, STT ve TETT'nin anlamları aslında çok farklıymış. Uzman Diyetisyen Eda Balcı, TETT'nin geçmesinin aslında gıdanın bozulduğu anlamına gelmediğini açıklayarak her sene bu hata nedeniyle milyonlarca gıdanın çöpe gittiğine dikkat çekti.

Marketlerde gıdalar artık ateş pahası. Zaten zar zor alınan besin maddelerini yoktan yere çöpe atmak ise büyük bir israfa neden oluyor. Her sene milyonlarca ürün bu şekilde çöpe gidiyor. Pandeminin ve iklim değişikliğinin etkisi ile dünya üzerinde çok büyük bir kıtlık alarmı veriliyor. Bu nedenle daha bilinçli bir tüketici haline gelmek artık bir  zorunluluk.

Bilinçli tüketici olmak zorunluluk haline geldi

Özellikle gıda maddelerinin paketlerinde yer alan uyarıları doğru okumak önemli. Bunlardan biri mesela yumurtadır. Yumurtanın üzerindeki kodlardan ne kalitede olduğu anlaşılabiliyor. 

Ancak kaliteden daha önemlisi ise sok tüketilebilecek tarihle alakalı olan kısım. NTV'ye konuşan Uzman Diyetisyen Eda Balcı, ürünlerde yer alan bu kısmın yanlış okunduğunu dile getirdi. Balcı'nın belirttiğine göre üç kod da birbirinden farklı.

STE ve SKT geçmişse...

STE yani Son Tüketim Tarihi kodu, yüksek risk içeren süt ve süt ürünleri gibi çabuk bozulan gıdalarda yer alıyor. Son Kullanım Tarihi de aynı şekilde, sürenin geçmesinin ardından üründe oluşabilecek mikropları haber veren bir tarih. Bu nedenle STE ve SKT'den sonrasındaki tarihte ürünü tüketmek tehlikeli olacaktır.

TETT tamamen farklı...

Ancak bilinmeyen ise TETT yani Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi. Uzman Diyetisyen Eda Balcı, bu tarihin aslında çay, şeker ya da benzeri raf ömrü daha uzun olan gıdalara verildiğini açıkladı. Bu ürünler belirtilen tarih geçince bozulmuyorlar. Aslında tarih geçtikten sonra sadece bir kaç özelliklerini yitiriyorlar yani hala kullanılabilir durumdalardır. Gıda maddesinin kokması ya da kötü bir tada sahip olması durumunda çöpe atılması gerektiğini dile getiren Uzman Diyetisyen Eda Balcı, konuyla ilgili olarak yaklaşan kıtlığı gösterdi. Özellikle tarımsal üretimin düştüğü bu dönemde gıdaların israf edilmemesi için bu ayrımın öğrenilmesinin önem taşıdığını dile getirdi.

İlgili Haberler