Kredi çekmek ve kredi kartı almak isteyenlere kötü haber!
Kredi notunuz yüksek olsa bile tek bir hesap hareketi tüm planları altüst edebilir. Bankalar artık sadece puana bakmıyor; para giriş-çıkışlarınızdan harcama düzeninize kadar pek çok veriyi “davranışsal risk analizi” ile değerlendiriyor.
Son dönemde kredi notu iyi olmasına rağmen kredi ya da kredi kartı başvurusu reddedilenlerin sayısı hızla artıyor. Bunun nedeni, bankaların klasik puanlama sisteminin ötesine geçerek müşterilerin hesap hareketlerini, para akışlarını ve harcama alışkanlıklarını mercek altına alması. Finans sektöründe “davranışsal risk analizi” olarak adlandırılan bu yöntemle, belirli işlem kalıpları tespit edildiğinde müşteriler anında yüksek risk grubuna alınabiliyor.
Haberler.com’da yer alan habere göre bankalar, son aylarda devreye aldıkları yeni uygulamalarla birlikte müşterilerinin yalnızca kredi notuna değil, finansal davranışlarına da odaklanmaya başladı. Yeni sistemde, düzenli gelir akışı, öngörülebilir fatura ödemeleri ve standart harcama alışkanlıkları “olumlu sinyal” olarak değerlendirilirken; hesap hareketlerindeki bazı kalıplar otomatik olarak “risk göstergesi” olarak işaretleniyor.
Bu kapsamda özellikle açıklamasız, yüksek tutarlı ya da olağan dışı sıklıkta yapılan para giriş-çıkışları sistemde alarm oluşturuyor. Gelir düzeyiyle uyumsuz, ani ve düzensiz büyük harcamalar da risk kategorisine alınıyor. Bunun yanı sıra belirli sektörlere yapılan düzenli ödemeler, geri ödeme kapasitesini zayıflatma potansiyeli nedeniyle bankalar açısından ciddi bir risk kriteri olarak kabul ediliyor.
Sanal bahis işlemleri kırmızı alarm olarak değerlendiriliyor
Yeni risk değerlendirme sisteminin en hassas olduğu alanlardan biri ise sanal bahis ve oyun sitelerine yapılan ödemeler. Bankacılık kaynaklarına göre, bu tür platformlara düzenli ve sürekli para transferleri, müşterinin borç ödeme disiplinini ve finansal istikrarını tehdit eden bir unsur olarak görülüyor. Bu nedenle bu işlemler otomatik sistemler tarafından “kırmızı risk göstergesi” olarak algılanıyor.
Söz konusu harcamaların tespit edilmesi halinde, kredi notu yüksek olsa dahi kredi ve kredi kartı başvurularının reddedilmesinde bu işlemler belirleyici faktörlerden biri haline geliyor. Bankalar, müşterinin genel finansal davranışını değerlendirirken bu tür işlem kalıplarını yüksek risk unsuru olarak sınıflandırıyor.
AML ve yapay zekâ destekli sistemler kredi süreçlerini yönlendiriyor
Bankalar, söz konusu incelemeleri artık manuel yöntemlerle değil; yapay zekâ destekli sistemler ve kara para ile mücadele (AML) yazılımları üzerinden yürütüyor. Finansal suçların önlenmesi amacıyla kullanılan bu sistemler, olağan dışı para hareketlerini anlık olarak analiz ederek şüpheli bulduğu müşterileri “yüksek riskli” olarak işaretliyor.
Kredi değerlendirme süreçlerinde Kredi Kayıt Bürosu (KKB) ve Merkez Bankası Risk Merkezi verilerinin yanı sıra, bankaların kendi iç yapay zekâ modelleri tarafından oluşturulan davranışsal puanlamalar da etkili oluyor. “Düzensiz para trafiği” ve “riskli sektörlerle temas” gibi kriterler, kredi ve kredi kartı başvurularının onaylanıp onaylanmamasında doğrudan belirleyici unsurlar arasında yer alıyor.
Bu yeni yaklaşım kapsamında, yalnızca kredi notu değil, müşterinin hesap hareketleri ve finansal alışkanlıkları da bankalar tarafından kapsamlı biçimde değerlendirilerek kredi kararları şekillendiriliyor.