Tuba Büyüküstün: ''Aynaya baktığımda güzel bir kadın görmüyorum''
Fiziksel özelliklerin yarattığı önyargılara isyan eden ünlü oyuncu Tuba Büyüküstün, samimi bir itirafta bulundu. Güzellik algısına meydan okuyan 44 yaşındaki sanatçı, "Ben güzel bir kadın olduğumu düşünmüyorum, aynaya baktığımda görmüyorum" dedi.
Emel Özuğur'un YouTube programına konuk olan ünlü oyuncu Tuba Büyüküstün, özel hayatından kariyerine kadar çarpıcı açıklamalarda bulundu. Büyüküstün, Onur Saylak ile biten evliliğinin ardından yaşadığı boşanma sürecini "hayatımın en zor dönemiydi" sözleriyle nitelendirdi.
İkiz kızlarının bakımı için kariyerine ara veren ve evinde yardımcısı olmadan çocuklarını büyüttüğünü belirterek "masalsı hayat" algısına meydan okuyan 44 yaşındaki başarılı sanatçı, fiziksel özelliklerin yarattığı önyargılara da isyan etti. "Çok güzel kız, kesin aptaldır" gibi kalıpların kendisinde fiziksel varoluşuna karşı bir düşmanlık geliştirdiğini itiraf eden Büyüküstün, "Ben güzel bir kadın olduğumu düşünmüyorum, aynaya baktığımda güzel bir kadın görmüyorum" sözleriyle magazin gündemine oturdu.

''Milyonların Gözü Önünde Yaşamak Zor''
Yönetmen ve oyuncu Onur Saylak ile yollarını ayırdıktan sonra çocuklarının gelişimi için kariyerine 3-4 yıl ara verdiğini belirten Büyüküstün, bu kararının yakın çevresinde şaşkınlık yarattığını ifade etti. Boşanma dönemini hayatının en büyük sınavı olarak nitelendiren ünlü isim, göz önünde olmanın getirdiği zorlukları şu sözlerle özetledi:
"Çalışmadım; o zaman hayatımın en zor dönemiydi. Bir evliliği bitirmek ve bu kararı vermek hiç kolay değil. Hele çocuklarınız varken... Bunu milyonlarca insanın gözü önünde yaşamak, olur olmaz fikirlere maruz kalmak çok yıpratıcı. Bir noktada ise bunları kapatmanız gerekiyor çünkü korumam gereken başka şeyler vardı."
Büyüküstün, 2017 yılından bu yana televizyon projelerinden uzak kalma nedenini ise iş yerine hayatı seçmek olarak tanımladı.
Radikal Değişimin Arkasındaki Neden
2015 yılında saçlarını ani bir kararla kestirmesiyle uzun süre konuşulan başarılı oyuncu, bu hamlenin ardındaki felsefi gerekçeyi de açıkladı. Saçların geçmişi ve yaşanmışlıkları biriktirdiğine inandığını dile getiren Büyüküstün, o dönemde geçmişin yüklerinden sıyrılmak adına bu değişime gittiğini aktardı.
"Güzellik İltifatları Bende Fiziksel Bir Düşmanlık Yarattı"
Çocukluk yıllarından itibaren dış görünüşü üzerinden maruz kaldığı övgülerin zamanla üzerinde önyargıya dönüştüğünü paylaşan Büyüküstün, fiziksel algıların insan ilişkilerini nasıl zehirlediğini şu cümlelerle aktardı:
"İnsanlar sizi tanımadan, sadece fiziksel olarak görüp bir fikir ediniyor. 'Çok güzel kız, kesin aptaldır', 'Çok güzel, kesin çok kibirlidir' gibi önyargılar, bende fiziksel varoluşuma dair bir düşmanlık oluşturdu. Ben güzel bir kadın olduğumu düşünmüyorum. Aynaya baktığımda güzel bir kadın görmüyorum, sadece gözlerimin içine baktığımda tanıdık bir şey görüyorum."