Sabahları yataktan kalkamayanlar dikkat! Depresyonun farklı bir türü araştırıldı

Sabahları aşırı yorgun uyanmak, alarm çaldığında yataktan çıkamamak ve tatil günlerinde normalden çok daha uzun uyumak yalnızca uyku alışkanlıklarıyla ilgili olmayabilir.

Sabahları yataktan kalkamayanlar dikkat! Depresyonun farklı bir türü araştırıldı
Yayınlanma Tarihi : 31 Ekim 2026 17:45

ULUSAL POST - Avustralya'da 11 bin kişinin değerlendirildiği araştırmada, depresyonun biyolojik saatle bağlantılı bir alt türüne ilişkin dikkat çekici bulgular elde edildi.

Sabahları uyanmakta güçlük çekmek çoğu zaman yetersiz uykuya veya yoğun çalışma temposuna bağlanıyor. Ancak Sidney Üniversitesi tarafından yürütülen bir araştırma, bazı depresyon hastalarında sorunun vücudun biyolojik saatindeki düzensizliklerle ilişkili olduğunu gösterdi. New York Times'ın aktardığı çalışmada, depresyon tanısı bulunan yaklaşık 11 bin kişi incelendi. Katılımcıların 2 bin 600'ünün, araştırmacıların 'sirkadiyen depresyon' olarak tanımladığı belirtileri taşıdığı belirlendi.

SİRKADİYEN DEPRESYON NEDİR?

Sirkadiyen ritim, vücudun yaklaşık 24 saatlik biyolojik döngüsünü ifade ediyor. Uyku ve uyanıklık saatlerinden hormon salgılanmasına, iştahtan enerji düzeyine kadar birçok süreç bu döngüyle bağlantılı.

Gün ışığı, biyolojik saatin düzenlenmesinde önemli rol oynuyor. Özellikle sonbahar ve kış aylarında günlerin kısalması, bazı kişilerde mevsimsel depresyon belirtilerini tetikleyebiliyor.

employee-6038877-1280.png

Sidney Üniversitesi'nden psikiyatrist Prof. Dr. Ian B. Hickie ve ekibi ise biyolojik saatle ilişkili depresyon belirtilerinin yalnızca mevsimsel değişimlerle sınırlı olmadığını araştırdı.

ALTI BELİRTİYE DİKKAT ÇEKİLDİ

Araştırmada sirkadiyen depresyon alt grubunu belirlemek için altı özellik incelendi. Bunlardan en az üçünü taşıyan katılımcılar ilgili grupta değerlendirildi.

  • Sabahları aşırı yorgun uyanmak

  • Planlanan saatte yataktan kalkmakta zorlanmak

  • Kendini gece geç saatlerde daha aktif hisseden biri olarak tanımlamak

  • Tatil ve izin günlerinde normalden çok daha geç saatlere kadar uyumak

  • Uyku, ruh hali, iştah, kilo, enerji veya sosyal yaşamda mevsimsel değişiklikler yaşamak

  • Depresyon belirtilerinin ağırlaştığı dönemlerde normalden fazla uyumak

Araştırmacılar, söz konusu özelliklerin tek başına depresyon tanısı koymak için yeterli olmadığını vurguluyor. Benzer yakınmalar uyku bozuklukları, düzensiz çalışma saatleri ve başka sağlık sorunlarında da görülebiliyor.

DAHA ERKEN YAŞTA BAŞLAYABİLİYOR

Çalışmada sirkadiyen depresyon özellikleri taşıyan kişilerin depresyon belirtilerinin daha erken yaşlarda başladığı görüldü.

Ayrıca bu grupta depresif dönemlerde kilo artışı, kısa süreli halüsinasyonlar ve daha yoğun intihar düşünceleriyle ilişki saptandı.

Ancak araştırmanın ortaya koyduğu bağlantılar, biyolojik saat bozukluğunun söz konusu sorunlara doğrudan neden olduğunu kanıtlamıyor.

TEDAVİDE BİYOLOJİK SAATİN ÖNEMİ

Araştırmanın üzerinde durduğu noktalardan biri de depresyon tedavisinin kişinin uyku ve uyanıklık düzenine göre planlanması.

Prof. Dr. Hickie, biyolojik saati hedef alan yaklaşımların bazı hastalara yardımcı olabileceğini belirtiyor. Bunlar arasında belirli saatlerde uygulanan parlak ışık tedavisi ve uygun hastalarda melatonin kullanımı bulunuyor.

Çalışmaya katkı sunan Dr. Michael Terman da özellikle aşırı uyuma ve sabah uyanamama yakınmalarının, tedavide zamanlamanın önemine işaret ettiğini ifade etti.

Parlak ışık tedavisinin mevsimsel depresyonda yararları biliniyor. Diğer depresyon türlerinde de kullanılmasına ilişkin araştırmalar bulunuyor. Bununla birlikte özellikle bipolar bozukluğu olan kişilerde uygulamanın hekim gözetiminde yapılması gerekiyor.

ANTİDEPRESANLAR BIRAKILMALI MI?

Araştırma, bazı hastaların biyolojik saatlerini düzenlemeye yönelik tedavilerden daha fazla yararlanabileceği ihtimalini gündeme getiriyor. Ancak bu bulgular, antidepresanların etkisiz olduğu veya bırakılması gerektiği anlamına gelmiyor.

Depresyon tedavisinde kullanılan ilaçların etkisi kişiden kişiye değişiyor. Melatonin ve ışık tedavisi de herkes için uygun olmayabiliyor.

Bu nedenle sürekli yorgun uyanma, aşırı uyuma veya ruh halinde belirgin değişiklik yaşayan kişilerin kendi kendilerine tedavi başlatmak yerine bir psikiyatri hekimine başvurması önem taşıyor.

ARAŞTIRMA BİLİMSEL DERGİDE YAYIMLANDI

British Journal of Psychiatry dergisinde yayımlanan çalışma, depresyonun her hastada aynı belirtilerle ortaya çıkmadığını ve uyku düzeninin tedavi planında daha ayrıntılı ele alınması gerektiğini gösteriyor.

Araştırmacıların tanımladığı sirkadiyen depresyon, henüz tüm klinik sınıflandırmalarda bağımsız bir tanı olarak kabul edilmiş değil. Bulguların farklı hasta gruplarında yapılacak çalışmalarla desteklenmesi gerekiyor.

Parlak ışık tedavisi nedir?


Diken'deki bilgilere göre, Parlak ışık tedavisinde hastalar filtreli özel ışık kaynaklarına maruz bırakılıyor. Genellikle işlem sabah saatlerinde yapılıyor.

Türk Psikiyatri Dizini’nin aktardığına göre tedavi duygudurumda kalkınmaya ve depresif belirtilerde düzelmeye neden oluyor. Açıklama şöyle:

“Sirkadiyen ritimde düzenleyici etkisi olan, antidepresan ilaçların etkisini artıran ve uyku kalitesinde düzelmeye yol açan bir tedavi şeklidir. Parlak ışık tedavisi mevsimsel özellikli depresyonda yüksek yanıt oranları nedeniyle birinci sıra tedavi seçeneği olarak kabul edilir.

Ayrıca parlak ışık tedavisi mevsimsel olmayan duygudurum bozuklukları, Alzheimer hastalığı, sirkadiyen ritim uyku bozuklukları, yeme bozuklukları, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu ve diğer davranışsal durumlarda çalışılmıştır.

Yan etkileri sıklıkla geçicidir ve genellikle maruziyet süresini azaltarak giderilir.”