Avrupa'dan Deniz Göktaş için ortak bildiri: "Mizah ve eleştiri cezalandırılamaz!"
Avrupa’daki aydınlar ve sanatçılar, tutuklanan komedyen Deniz Göktaş için tek ses oldu. 6 farklı ülkeden 100'den fazla yazar, çizer ve gazetecinin imzaladığı ortak açıklamada, Göktaş'ın serbest bırakılmasını talep etti.
Komedyen Deniz Göktaş’ın tutuklanması, Avrupa sanat ve basın dünyasında geniş yankı uyandırdı. Almanya, Belçika, Hollanda, Fransa, Avusturya ve İsveç'te yaşayan; aralarında Almanya’nın ilk Türk kökenli kabare sanatçısı Şinasi Dikmen; tiyatrocular Atilla Cansever, İbrahim Yarar, Şaban Ol ve Hilal Nesin; halk ozanları Âşık Şahturna ve Ozan Emekçi; sanatçı Ferhat Tunç; rapçi Ezhel; gazeteci ve yazarlar Doğan Özgüden, Gürsel Köksal, Atilla Keskin, şair Nihat Kemal Ateş, Haydar Eroğlu ve yazar Murat Tuncel; karikatüristler İsmail Doğan ve Erdoğan Karayel ile mizah yazarı Erdinç Utku’nun da bulunduğu 100’ü aşkın yazar, gazeteci ve sanatçı ortak bir bildiri yayımlayarak Göktaş'ın derhal serbest bırakılmasını talep etti.
Açıklamada, düşünce ve ifade özgürlüğü ile mizahın demokratik toplumların vazgeçilmez unsurları olduğu vurgulanarak, "Eleştiri, mizah ve sanat demokratik toplumlarda cezalandırılması gereken değil, korunması gereken alanlardır" denildi.
''Anadolu'da Sanatçılar Korkmadan Kendilerini İfade Edebilmeli''
Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Susmayan mizah, susturulamayan düşüncedir.
Dünyaya mal olmuş bir halk filozofu ve mizah ustası olan Nasrettin Hoca’yı yetiştiren, Nasrettin Hoca ve Bektaşi fıkralarıyla kıvrak zekasını ve hoşgörüsünü sergileyen, Mevlana gibi bir hoşgörü sembolünün filizlendiği, Karagöz ile Hacivat'ın doğduğu, Anadolu’da sanatçılar ve mizahçılar cezai yaptırım korkusu olmadan kendilerini özgürce ifade edebilmelidir.
Bu nedenle, Osmanlı'da Diyojen (1870) ile modern yazılı mizahın kurumsallaştığı bir kültürün mirasçıları olarak tüm demokratik kamuoyunu; ifade özgürlüğüne, hukukun üstünlüğüne ve adil yargılanma hakkına sahip çıkmaya davet ediyor, Deniz Göktaş hakkında verilen tutuklama kararını, ifade özgürlüğü açısından kaygı verici buluyor ve kınıyoruz.
Özgür bir toplumun, eleştiri ve mizahla barışık bir toplum olduğuna olan inancımızı yineliyor; Kararın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesi ışığında yeniden değerlendirilmesini talep ediyoruz.
Son gösterisinde kullandığı bazı mizahi ifadeler gerekçe gösterilerek “Cumhurbaşkanına hakaret" ve "dini değerleri alenen aşağılama" suçlamalarıyla tutuklanan Göktaş’ın temel hak ve özgürlükler çerçevesinde hemen salıverilmesini bekliyor, kutuplaşmanın yerini tekrar barışa ve hoşgörüye bıraktığı, özgür düşüncenin egemen olduğu neşeli bir gelecek diliyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyururuz.''