Gelenler biraz huzur buldum diyor. Konya'nın en sevilen bölgesi! Tarihi ve otantik
Gelenler "Biraz huzur buldum" diyor! Konya'nın en sevilen yerlerinden Sille
Konya'nın merkezine yalnızca birkaç kilometre uzaklıkta bambaşka bir dünya karşılıyor. Taş evleri, dar sokakları ve yüzyıllardır ayakta kalan tarihi yapılarıyla Sille, şehrin kalabalığından uzaklaşmak isteyenlerin en sevdiği adreslerden biri haline geldi.
Konya denildiğinde ilk akla gelen yerler genellikle Mevlana Müzesi ve şehir merkezi oluyor. Ancak merkezin biraz dışına çıkıldığında, tarihi dokusunu büyük ölçüde koruyan Sille ziyaretçilerini karşılıyor.
Selçuklu ilçesi sınırlarında bulunan Sille, özellikle son yıllarda Konya gezilerinin vazgeçilmez duraklarından biri oldu. Buraya gelenlerin en çok sevdiği şey ise bölgenin sakinliği. Taş evlerin arasından geçen dar sokaklar, küçük kafeler ve tepelerin arasındaki yerleşim, şehir merkezinden çok uzaklaşmadan kısa bir mola vermek isteyenleri kendine çekiyor.
SİLLE'NİN EN GÜZEL TARAFI SOKAKLARI
Sille'yi görmek için uzun bir gezi programına ihtiyaç yok. Bölgenin asıl güzelliği sokaklarında yürürken ortaya çıkıyor.
Restore edilen eski Sille evleri, taş duvarlar, küçük dükkânlar ve geçmişten kalan yapılar bölgenin kendine özgü görüntüsünü koruyor. Özellikle akşamüstü saatlerinde sokaklarda yürümek, Sille'ye gelenlerin en sevdiği aktivitelerden biri.
Bölgedeki kafeler ve restoranlar da eski yerleşimin dokusuna uygun şekilde düzenlenmiş. Bu nedenle Sille yalnızca tarihi yapıları gezmek için değil, birkaç saat oturup dinlenmek için de tercih ediliyor.
BİNLERCE YILLIK BİR GEÇMİŞİ VAR
Sille'nin bugünkü popülerliğinin arkasında yalnızca güzel sokakları bulunmuyor. Bölge oldukça eski bir yerleşim geçmişine sahip.
Yüzyıllar boyunca farklı toplulukların bir arada yaşadığı Sille'de Türk ve Rum kültürünün izlerini aynı sokaklarda görmek mümkün.
Bölgenin en dikkat çeken tarihi yapılarından biri Aya Elenia Kilisesi. Yapının geçmişi 4. yüzyıla kadar uzanıyor. Günümüzde restore edilmiş haliyle Sille'nin en fazla ziyaret edilen noktaları arasında bulunuyor.
Sille'deki tarihi camiler, çeşmeler, köprüler ve eski evler de geçmişte burada nasıl bir yaşam olduğunu gösteren önemli parçalar.
KONYA'YA GELENLERİN ROTASINA GİRDİ
Sille'nin en büyük avantajlarından biri Konya merkezine yakınlığı. Şehir merkezindeki gezisini tamamlayanlar kısa sürede Sille'ye ulaşabiliyor.
Özellikle hafta sonlarında hareketlenen bölge, bahar ve yaz aylarında daha da renkleniyor. Kış aylarında kar yağdığında ise taş evlerin ve tepelerin oluşturduğu manzara Sille'ye tamamen farklı bir hava katıyor.
Fotoğraf çekmek isteyenler de bölgeyi sıkça tercih ediyor. Restore edilmiş evlerin bulunduğu sokaklar ve yüksek noktalardan görülen Sille manzarası, bölgenin en güzel karelerini veriyor.
SİLLE'YE GELENLER NEDEN SEVİYOR?
Cevabı aslında oldukça basit: Sille insanı yormuyor.
Saatlerce gezilecek büyük bir turizm merkezinden çok, yavaşlamak için gidilen küçük bir yerleşim havasını koruyor. Birkaç sokak yürüyüp tarihi yapılara bakmak, ardından çay veya kahve içerek çevreyi seyretmek bile burada geçirilen zamanı keyifli hale getiriyor.
Konya'nın merkezindeki hareketlilikten kısa süreliğine uzaklaşmak isteyenlerin Sille'yi sevmesinin nedeni de tam olarak bu.
Taş evlerin arasında dolaşırken geçmişi hissettiren, bir yandan da sakinliğiyle dinlendiren Sille için ziyaretçilerin ortak düşüncesi benzer: Konya'ya kadar gelmişken görülmeden dönülmemesi gereken yerlerden biri.
KONYAGOV.TR adresindeki bilgilere göre, Sille, Konya’nın 7 km kuzey batısında yer alan derin ve dar bir vadinin iki yakasında kurulmuştur. Vadinin arasından akan bir dere bulunmaktadır. Sille günümüzde Selçuklu Belediyesine bağlı bir mahalledir. Konya Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu kararınca “kentsel sit alanı” olarak ilân edilmiştir.
Sille bölgesi, Frigyalılardan günümüze iskân görmüş, Bizans döneminden itibaren önemli bir yerleşim yeri olmuştur. Erken Hristiyanlık devrinin ilk merkezlerinden; İstanbul-Kudüs arasındaki hac yolunun önemli konaklama noktalarından biridir.
Hristiyanlığın ilk yıllarında havarîlerden Aziz Paul ve arkadaşlarının Konya’ya geldikleri, dinlerini yaymaya çalıştıkları, baskılar karşısında da Sille civarındaki dağlara çekildikleri bilinmektedir.